ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİNİN YORUMLARIYLA TÜRKİYE GERÇEĞİ

ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİNİN YORUMLARIYLA TÜRKİYE GERÇEĞİ

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin yıllar öncesinden ülkemizin ana meselelerdeki gidişatını öngörerek yapmış olduğu analizleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

                İSLAMİ FAALİYETLERE DARBE VURULDU!

                15 Temmuz darbe girişimi sonrası muhalif her sesin korkutularak bastırılmaya çalışıldığı, her ke­simden insanlara soruşturma açıldığı, birçok insanın haksız yere hapis yattığı bir döneme girildi. Bu dönemde ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan KHK’larla toplamda 200’den fazla medya kuruluşu kapatıldı. Bu konuyla alakalı Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin 4 Mart 2016’da “Zaman Gazetesine kay­yım ataması ile beraber Türkiye’deki gidişatı nasıl görüyorsunuz” şeklindeki soruya vermiş olduğu cevabın bir kısmı şu şekilde:

                13 yıldır Türkiye’deki İslami faaliyetlere iki türlü darbe vuruldu. Bütün cemaatler AKP’nin çatısı altında toplandılar. Herkesi AKP’ci yaptılar. Demokrasi ve laiklik taraftarı yaptılar. Bu İslami harekete, cemaatlere vurulmuş büyük bir darbedir. Bu, hareketin bitmesidir. İçinin boşaltılmasıdır. Bu birinci darbedir. Şimdi o cemaat sayesinde, o olay bahane edilerek ikinci darbe vuruluyor ve her şeye el ko­nulma dönemi başlıyor.

                Şu son iki yıldır eski Türkiye bitti. Yeni Türkiye başlıyor. Bu yeni Türkiye nasıl bir Türkiye’dir? Daha diktatör bir Türkiye olacak. Bence bu kararlar sadece ne cumhurbaşkanının ne de başbakanın kararı. Bir derin güç var. Bu derin güç Türkiye’deki demokrasiyi fazla buluyor. Özgürlüğü fazla buluyor ve bu derin güç artık Türkiye’yi Ortadoğu ülkesi yapmak istiyor. Suriye, Irak, Ürdün, Libya, Yemen gibi bir Ortadoğu ülkesi… Kimsenin konuşamadığı, her şeye yasakların getirildiği, hiçbir sebep yokken sabahın köründe evlere baskın yapıldığı, sonra da neyse bir şey yokmuş hadi tamam gidin, denildi­ği, memleketin aydınlarının evlerine sebep yokken, delil yokken, makul şüphe denilerek baskınlar yapıldığı, göz altına alınıp sonra da geri bırakıldığı, herkese göz dağı verildiği bir Türkiye… Türkiye nereye doğru gidiyor? Türkiye, Ortadoğu ülkesi olmaya doğru gidiyor. Türkiye diktatörlüğe doğru gidiyor. Hiçbir devlette olmayan kanunlar çıkıyor: Makul şüphe! Polis senin tipine bakacak karar verecek. Ben senin tipinden hoşlanmadım, seni götüreceğim, diyecek, tipin bozuk diyecek bu da makul. Evvelden böyle değildi. Biz 12 Eylül’ü de gördük. Ben böyle bir kanun hatırlamıyorum.1

                HERKESE SUÇLU MUAMELESİ YAPILIYOR

                Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden atılan kişilerin haklarını aramak için mahkemeye dahi başvuramadığı ve her muhalifin aynı kefeye konulduğu bir dönemdeyiz. Yaşanılan haksızlıklar karşısında akla gelen sorulardan birisi de “Herkes mi suçlu” sorusudur. Bu konuyla ilgili Alparslan Kuytul Hocaefendi 12 Ocak 2016’da yapmış olduğu konuşmasında şu açıklamalarda bulunmuştu:

                Hükümetin “onlara selam veren suçludur” mantığını bırakması lazım. “Darbeci olan suçludur, suç işlemiş olan suçludur” onlara selam veren, onların okulunda okumuş olan, dershanelerinde okuyan, onların yurtlarında kalan, onların okullarında görev yapan öğretmenler yahut onların sendikasına üye olanlar, onların bankasına para koyanlar suçlu olamaz. Bunların hepsi; okulu da bankası da sendikası da devletin izniyle açılmıştı. Bank Asya devletin izniyle kurulmuş bir banka. Eğer bunlarla bir diya­loğu olan suçluysa en büyük suçlu AKP’lilerdir. Çünkü onlar bunları her yere yerleştirdiler. Böyle bakarlarsa AKP’liler kendilerini de hapse attırmaları gerekir. Bu mantık mantık değil.2

                HER KONUŞAN SUSTURULUYOR!

                16 Ocak 2016’da “Güneydoğu’daki operasyonlara karşı bildiri yayınlayan akademisyenler ve bu akademisyenlere soruşturma açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine Alparslan Kuytul Hocaefendi şu şekilde cevap vermişti:

                Akademisyenlerin kaleme aldığı yazıya katılmayabilirsiniz, siz de ayrı bir yazı yayınlayabilirsiniz, başka akademisyenler de ona imza atabilirler fakat her konuşan insanı susturmaya çalışmak adaletli bir yol değil. Ben bu gidişatı iyi görmüyorum. O bildiride hiç mi doğruluk payı yok? Hiç mi orada haksız yere öldürülen insan olmadı? Bu kadar şahit var hepsi yalan mı söylüyor? İnsan haklarıyla ilgi­lenen bazı vakıflar, dernekler orada 124 kişinin sivil, çocuk ve kadının ama yanlışlıkla ama dikkatsizlik sonucunda öldürüldüğünü açıkladılar. Bu kadar tankla, topla girerseniz mutlaka kadın da ölür, çocuk da ölür bu kaçınılmaz bir şey. Kendi topraklarınızdasınız, kendi halkınız var karşınızda bu kadar ağır silahlarla girilmemesi gerekir. Ağır silahların girdiği yerde çok zayiat olur, çok haksızlık olur, çok zu­lüm olur. Örgüt bunu zaten her zaman yapıyor onu konuşmaya bile gerek yok ama devletin devlet gibi davranması gerekir. Bana öyle geliyor ki hükümetin düşmanları çoğaltılıyor. Bildiri tek taraflı, örgütün yaptığı hiçbir şey anlatılmıyor bundan dolayı bu bildiriye imza atılmasa da birileri buna imza attıysa o insanların da imza atma hakkı vardır, susturulmaları doğru değildir.3

                TÜRKİYE, ORTADOĞU ÜLKESİ YAPILIYOR

                Bundan sonraki aşama, sen halkına zalimce davranıyorsun, diyecekler, 2011 yılında çıkan 1973 sayılı Birleşmiş Milletler kararına göre, bir devlet kendi halkına orantısız güç kullanırsa, Birleşmiş Milletler müdahale edebilecek. Şu anda Suriye’ye müdahale ettiği gibi. Yani önce orada diktatör bir sistem kurduruyorlar. Irak gibi Suriye gibi yapacaklar ondan sonra gerekeni yapacaklar ve ülkeyi bölecekler. Amerika müdahale edecek, Birleşmiş Milletler müdahale edecek ve ülke bölünecek. Irak’a müdahale ettiler, Irak bölünmedi mi? Suriye’ye müdahale ettiler işte Suriye de bölündü. Bu müdahalelerin se­bebi ne? Diktatör bir sistemin kurulmuş olması. Demek ki bir yere müdahale edebilmek için evvela orada diktatör bir sistem kurmak gerekiyor. Bahane olması lazım yani. Türkiye mesela PKK’yı bahane edecek, paraleli bahane edecek ağır kanunlar koyacak. Aynısını Amerika daha büyük çaplı yapmakta­dır. O da Türkiye’deki hükümeti bahane edecek hücum etme hakkını bulacak kendinde. Irak’ta Sad­dam’ı, Suriye’de Beşar’ı, Libya’da Kaddafi’yi bahane etti. Bu bütün devletlerin ortak sünneti. Strateji bu. Orayı diktatörlüğe çevir, o bahaneyle oraya müdahale et ve ülkeyi parçala. Strateji anlaşılmıştır yani. Özetle Türkiye, Ortadoğu ülkesi yapılıyor. Bence bu, Türk derin devletiyle birlikte yapılıyor. Türk derin devleti artık özgürlük istemiyor. Halkın susturulması gerektiğine inanıyor. Amerika da ya­rın saldırmak için bahaneleri olsun diye Türk derin devletini buna teşvik ediyor.1

  1. youtube.com/watch?v=pHLlNIEhMO0
  2. youtube.com/watch?v=ouhBJzj8nJ4
  3. youtube.com/watch?v=DTZpNq0pbro

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?