Alparslan Kuytul: “İnsanların Vicdanını Sızlattınız!”

Alparslan Kuytul: “İnsanların Vicdanını Sızlattınız!”

Hocam sizin yaşadığınız bu zulüm ve haksızlık gibi başka zulümler, başka haksızlıklar yaşayanlar da var. Türkiye’nin gündemine düşen ve bu hafta içerisinde vefat eden Ahmet Burhan Ataç isimli çocuk var. Annesine yurtdışına çıkış yasağı konmuştu. Tedavisini olamadı, babası cezaevinden gelemediği için babasını da göremedi. Hatta Ahmet’in vefat ederken ‘baba, baba’ diyerek vefat ettiği söyleniyor. Bu durumla ilgili siz ne söylemek istersiniz?

Bu Nasıl Vicdansızlık!

Ben bu konuyla ilgili daha evvel açıklama yapmıştım. Ahmet o zaman daha ölmemişti. Bu nasıl bir vicdansızlık? Bu nasıl bir adalet? Ahmet daha küçücük bir çocuk. 7-8 yaşında bir çocukla insan bu kadar uğraşır mı? Çocuğu Almanya’ya götürüyorlar, çocuk çocuk olduğu için annesini istiyor. Bu sefer annesine yurtdışına çıkış yasağı koymuşlar. Yani bu kadın kaçsa nereye kaçabilir? Bırakın çocuğunun yanına gitsin, tedavisini yaptırsın. Sizin elinizde devlet gücü var, istediğiniz zaman önde gelen terörist dediğiniz nice insanları yakaladınız getirdiniz. Bu kadını mı yakalamayacaksınız?

Diyelim ki kadın kaçtı, ne olacak? 3 gün sonra tekrar bir yerde görülecek ve yakalanacak. Bir kadınla böyle uğraşılır mı? Ne yapmış darbe mi yapmış? O zaman neden dışarda? Ne yapmış adam mı öldürmüş, mafya mı, ne yapmış?  Yok işte onlara gidip geliyormuş, onları (Gülencileri) desteklemiş zamanında. En büyük desteği siz verdiniz. Bu kadar destek veren kendileri suçlu değil, alt düzeyde insanlar suçlu ve çocukcağız o şekilde hem babasını göremeden hem de tedavi yapılamadığı için öldü. Allah rahmet eylesin, anne babasına Allah sabır versin. Bu insanlık değil, mahkeme annesine izin verdi.

Bu Nasıl Bir Ciddiyetsizlik?

Bana yapıldığı gibi savcıya itiraz hakkı vermiş devlet, bu dünyada yok öyle bir şey. Hâkimin tahliye kararına ya da berat kararına savcı itiraz edemez. Eskiden burada da böyle bir şey yoktu. Bu kanunlar, OHAL ile getirildi ve bir yerden talimat geliyor, nereden geldiğini tahmin etmek zor değil… Savcıya ‘itiraz et’ diye talimat geliyor, savcı itiraz ediyor. Yan odadaki diğer mahkeme (üst mahkeme) dosyayı bilmeden bakıyor ve talimata göre, o verilen kararı bozuyor. Aynı bana yapılan zulüm.

Dosyayı bilen hakimler beni tahliye etti, dosyayı bilmeyen yan odadaki mahkeme yarım saatte kararı bozdu. O zaman bu mahkeme oyuncak mı? Bu hakimler, hâkim değil mi? Kendi hâkimini de adam yerine koymuyor. Mahkemede istemediği bir karar çıkarsa, bir başka hakimle onu da tehdit ederek kararı bozduruyorlar, erkeksen bozma hadi! Ona da öyle yaptılar. Kadıncağız gidecekti, savcı itiraz etti. Tekrar bir başka mahkeme kararı bozdu, tekrar bir daha izin verildi, sonra tekrar iptal edildi. Benim bildiğim bu şekilde. En son tekrar izin verildi. Komedi gibi.

Bir mahkeme müsaade ediyor, savcı itiraz ediyor, diğer mahkeme tekrar yasak getiriyor. Bu devlet mi, mahkeme mi? Bu nasıl bir ciddiyetsizlik ya? Yani onların dediği olana kadar veya tepedekilerin dediği olana kadar ya da derin güçlerin dediği olana kadar, mahkemeyle ilgili hangi hâkim onların dediği kararı verecekse o dosyanın oraya kadar gitmesini sağlıyorlar ve o hâkim de onların dediği kararı veriyor. Ortada böyle bir rezalet var ve tüm hakimler de bunu biliyor. Bir savcı şunu demişti; biz bir yere gittiğimiz zaman artık savcıyız, hakimiz demeye utanıyoruz. Gerçekten bunu söyledi. Bu onun sözü. Çünkü hâkimin, savcının nasıl karar verdiğini herkes biliyor. Ve çocuğa da öyle yaptılar, çocuk en sonunda gitti. Alman doktorlar; ‘tedavi süreci geçmiş, artık bir şey yapamayız’ diyerek geri göndermişler. Yani ‘artık götürün, evde ölsün’ dediler.

İnsanların Vicdanını Sızlattınız!

O anne çocuğu için aylarca çırpındı. Ne oldu? Hemen kaçtı mı? Bakın kadın geri geldi. Şimdi burada, ne oldu? Kadın nereye kaçabilir ki? Yani MİT, PKK’nın üst düzey adamlarını alıp getiriyor, onu mu alıp getiremeyecekti? Bu zulme ne gerek vardı? İnsanların vicdanını sızlattınız, kanattınız ya kanattınız.

Bu ne ki, daha başka çok olaylar var. Türkiye böyle bir dönem yaşıyor. Lanet olsun! Bu döneme. Bu dönem tarihe lanetli bir dönem olarak geçti. Adaletin tamamen bittiği dönem, insanın vicdanı kaldırmıyor. Bende bir babayım, çocuğumu düşünüyorum şimdi… Çocuğumu görmeme müsaade etmiyor, çocuğum hastaneye gidecek müsaade etmiyor. Çocuğun daha yaşı 7, bu çocuk tek başına hastaneye nasıl gitsin? Annesi olmadan böyle bir şey mümkün mü?

10 Mayıs 2020

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?