Anne Sütünün Mucizeleri

Anne Sütünün Mucizeleri

Emzirme anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir.

Emzirme annede oksitosin adı verilen hormonun salgılanmasını sağlar. Oksitosin, uterus kasılmaları ve süt salgısının sağlanması dışında, annelik içgüdüsel davranışlarını yönlendirmeyle de ilgili bulunmuştur.

Emziren annelerin kendilerine güvenleri ve annelikten aldıkları haz daha fazladır.

Her geçen gün ve her geçen ay giderek gelişen ve büyüyen bir bebeği görmek ve bunun kendi verdiği süt sayesinde olduğunu bilmenin verdiği haz bir anne için benzersiz bir duygu olsa gerek…

Anne sütü hemen kullanıma hazırdır.

Başka birşey söylemeye gerek yok…

Emzirme annenin uterusunun eski haline dönmesini hızlandırır.

Uterus gebelik esnasında kitlesel olarak yaklaşık 20 kat büyür. Emzirme esnasında salgılanan oksitosin hormonunun yardımıyla uterus gebelik öncesi büyüklüğüne (her ne kadar doğurmuş bir kadında uterus hiçbir zaman orijinal büyüklüğüne geri dönmese de) daha kolay ulaşır. Emzirmeyen kadınlarda uterus emziren kadınlara göre orijinal boyutlarına daha zor geri döner.

Emziren annelerin doğum sonrası kanama riski önemli ölçüde azalır.

Emzirme esnasında salgılanan oksitosin hormonu uterusun etkili bir şekilde kasılmasını sağlar. Kasılmalar doğum sonrasında uterus içinde açıkta kalan kan damarlarının uçlarının büzülmesini sağlar. Böylece kasılmalar ne kadar etkili olursa doğum sonrası kanama da o ölçüde azalır. Doğum sonrası emzirmeyen annelerde kanamayı azaltmak için sentetik oksitosin veya uterusu kasılmaya sevkeden diğer bazı ilaçları kullanmak gerekebilir.

Emziren anneler doğum sonrası daha kolay kilo verirler.

Emzirme eylemi annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori artırır.

Yaşamın ilk 6 ayı boyunca, başka hiçbir ek gıda gerekmeksizin, anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli oluyor. Bu dönemde bebeğe ek olarak verilmesi gereken tek destek ise D vitamini…

Her annenin sütü kendi bebeği için özel

Anne sütünde inek sütünde bulunmayan ve laboratuarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen bulunuyor. Buna ek olarak formül mamalardan (kutu veya şişe mamalar) farklı olarak, anne sütünün içeriği, bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli değişiyor ve yenileniyor. Örneğin; anne sütünün sabah saatlerindeki bileşimi akşamüzeri bileşiminden, bebeğin birinci ayındaki bileşimi yedinci ayınkinden, farklı oluyor. Ayrıca prematüre bir bebek için olan anne sütü bileşimi, zamanında doğan bir bebek için olandan farklılıklar gösteriyor.

Daha Kolay Sindirilir

Anne sütü bebeğin hassas ve halen gelişmekte olan sindirim sistemi için de eşsiz. Anne sütündeki protein – çoğunlukla laktalbumin- ve yağ, inek sütündeki protein -çoğunlukla kazein- ve yağa göre daha rahat sindirilebiliyor. Genel olarak anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal veya kabızlık gibi problemler hemen hiç görülmüyor. Sadece anne sütü verilirken oluşan özel barsak florası bebekleri enfeksiyonlardan ve ishallerden koruyor.

Daha az sodyum (tuz) ve protein içerir

Anne sütünün tuz ve protein içeriği inek sütüne göre daha az olduğu için, yeni doğanın gelişmekte olan böbreklerinin süzme kapasitesine daha uygun oluyor.

Daha az alerji riski

Anne sütü alan bebeklerde ilk 6 aylık dönemde de, sonraki ek besin döneminde de gıda alerjilerine mama ile beslenen bebeklere oranla daha az rastlanıyor.

Daha iyi kalsiyum ve demir emilimi

Anne sütündeki kalsiyum ve demir, inek sütü bazlı mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılıyor. Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği anemisi daha az görülüyor.

Cildi etkiler

Anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az pişik görülüyor.

Bağışıklığı güçlendirir

Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık maddelerini –antikorlar- bebeğe vererek bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha az görüldüğü gibi, hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik hastalıklar da bu bebeklerde daha az görülüyor.

Obeziteden korur

Anne sütü bebeği ilerideki yaşamında obeziteden koruyor.

Psikolojik gelişimine katlı sağlar

Anne sütü verilmesi sırasında anne ile bebek arasında çok özel bir bağ kuruluyor. Bu bebeğin psikolojik gelişimine olumlu katkıda bulunurken, anne-bebek ilişkisini de kuvvetlendiriyor.

Anne sütü verilmesi en rahat besin

Her zaman kullanıma hazır, temiz ve ideal sıcaklıkta oluyor. Bebeğin ihtiyacı olan her yerde ve her zaman verilebiliyor. Anne sütü formül mamalar ile karşılaştırıldığında aynı zamanda çok daha ekonomik.

Anneyi de koruyor

Emziren annelerde meme ve rahim kanserlerine emzirmeyenlere oranla daha az rastlanıyor.

2 yaşa kadar anne sütüne devam edilmeli

İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenilmesi, 6. aydan sonra ek gıdalara başlanılması öneriliyor. Ek gıdalara alışma sürecinde temel besin yine anne sütü olsa da 1 yaşa kadar günlük beslenmenin yüzde 30 una kadar azalıyor. Dünya Sağlık Örgütü, ek gıdalarla birlikte olmak koşuluyla anne sütünün 2 yaşa kadar devam edilmesini öneriyor.

04 Ocak 2015
Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?