“DARBEDEN MEDET UMDU” DİYEN İFTİRACILARA CEVABIMIZ

“DARBEDEN MEDET UMDU” DİYEN İFTİRACILARA CEVABIMIZ

 Furkan Eğitim Ve Hizmet Vakfı’ndan Sağduyulu Halkımıza

Son günlerde sosyal medyada alçakça iftira atılarak darbe taraftarıymış gibi gösterilmeye çalışılan Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin bu darbe girişimini onayı asla söz konusu  olmamıştır. Gerek 15 Temmuz gecesi yaptığı ilk sözlü açıklamada gerek üç saat sonra attığı ilk twitte gerek 21 Temmuz Perşembe günü darbe girişimine karşı yaptığı miting şeklinde basın açıklamasında (Bkz. https://youtu.be/RcS5pns0wxA ) ve gerekse 22 Temmuz Cuma günü yaptığı açıklamada darbeyi kınamış ve internet ortamında kendisini “darbecilere destek veren birisi” gibi göstermek isteyenlere karşı gerekli cevabı vermiştir. (Bkz. https://youtu.be/RTwliDgbEyQ?t=6m2s

Yıllar önceki konuşmalarına bakıldığında da (Bkz. https://youtu.be/Y9e0lgj5wPs ) tüm darbelere ve darbecilere karşı olduğu görülecektir.

Hocaefendi’nin Gülencilerle uzaktan yakından alakası olmadığına yıllardan beri onlara yönelttiği tenkidler şahittir. Hem de bu tenkidler camianın en güçlü olduğu zamanda ve hükümetle birlikte olduğu yıllarda yapılmış çok sert tenkidlerdir. (Bkz. http://www.furkanhaber.net/alparslan-kuytul-hocaefendi-nin-11-nisan-2014-de-fethullah-gulen-ve-cemaati-hakkinda-soyledikleri/8287/ )

Bazı iftiracı haber sitelerinde yayınlanan “Alparslan Kuytul Hoca Darbeden medet umdu” şeklinde haberlerdeki video, Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin 15 Temmuz gecesi darbe olduğunu duyduğu ilk anda yaptığı  konuşmanın kırpılmış halidir ve gerçeği yansıtmamaktadır. Bu video bizleri darbe yanlısı gibi göstermek isteyen art niyetli kişiler tarafından özellikle hazırlanmış ve sadece bir cümle kırpılarak servis edilmiş bir videodur.

Hocaefendi’nin ilk tepkisi 15 Temmuz gecesi saat 23.30 civarında ve kendisi canlı yayında yaptığı tefsir dersinden hemen sonra kendisine verilen bilgiye göre söylediği sözlerdir. O esnada henüz olay açıklık kazanmamış, TRT’nin yayını kesilmiş ve Cumhurbaşkanı’nın bile nerde olduğu bilinmemektedir. Tüm Türkiye darbeyi TSK’nın emir-komuta silsilesi içinde gerçekleştirdiğini, bütün ordunun işin içinde olduğunu zannetmektedir. Hocaefendi böyle olduğunu zannettiği halde yine de tüm orduyla karşı karşıya gelmeyi göze alarak darbeden razı olmadığını o konuşmasında da ifade etmiştir. Buna rağmen darbe girişimini kullanarak bütün dindarları ve İslam’ın hizmetkârlarını zor duruma düşürmek isteyen İslam düşmanları, konuşmayı kırparak Hocaefendi’yi darbeye dua eder gibi göstermek istemektedirler. İlgili videonun kırpılmamış hali izlendiğinde bu konuşmanın darbeyi destekleyecek nitelikte olmadığı, darbenin çok kimseye zarar vereceği, bundan sonra her türlü zulme hazır olmak gerektiğini ifade ederek darbelerin kötülüğüne dikkat çektiği görülecektir. (Bkz.: https://youtu.be/EI8KkPKyAFw)

Bu konuşmadan Alparslan Kuytul Hocaefendiye “Darbeden medet umuyor” çıkarımını yapmak Alparslan Kuytul Hocaefendi’ye ve Furkan Hareketine büyük bir iftira atmaktır. Bu haberi ve kırpılmış videoyu paylaşanları bu konuda uyarıyor, olayın iç yüzünü herkesin bilmesini ve iftiralara aldanmamasını istiyoruz.

Cumhurbaşkanı da darbe gecesi yaptığı açıklamada “Bu hareket, bu çıkış Allah’ın bize büyük bir lütfu” demiştir. (Bkz.: https://youtu.be/ZFJLmIXxh4w) Bu videoya bakarak Cumhurbaşkanını da darbe yanlısı ilan etmek doğru mudur?

Haberi yorumsuz bir şekilde veren site ve şahıslar oluşan algının farkındadırlar. Bu site ve şahısları Allah’a havale ediyor, bizim için başlatılan iftira kampanyasına ortak olmama hususunda uyarıyoruz.

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı Yönetim Kurulu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM

  1. FARUK EREN dedi ki:

    (SON DAKİKA)
    Birgün herkes bizi bizden tanıyacak artık iftira atanlar mahşeri kübra da görüşecez siteler Özür dilemeye başladı yaptıkları yanlışı gördüler Hamdolsun birkez daha hocamızla ve cemaatimizle gurur duyuyoruz arkadaşlar paylaşALım herkes görsün inş

  2. Hüseyin Avni dedi ki:

    Benim Furkan Vakfı ile hiçbir alakam yoktur. Bakıyorum ki haber sitelerinde ve bir çok cahil kişilerin Furkan Vakfı’ na ve Alparslan Kuytul hocaefendi hakkında çok büyük karalama yapıyorlar. Baktım ki eleştirilerin aslı astarı sadece artniyetli kişilerin özellikle cımbızlanarak hazırlamış olduğu kısa kısa videolar. Videonun tamamına Furkan Vakfının İnternet sitesinden baktım izledim ve gördüm ki, Tamamen Furkan Vakfı’ na ve Alparslan Kuytul Hoca ya iftira atılmakta. Bir müslüman iftirayı bu kadar basitçe fasık bir medyadan dinlediği 1-2 dk.lık video göre nasıl atabilir. Benim kesinlikle Furkan Vakfı ile alakam yoktur. Ama ortadaki yanlışlığı dile getirmek istedim. Ayrıca Her insanın kurumun yanlışları olabilir, Furkan Vakfı’ nında, A gurubununda B cemaatininde AKP hükümetininde. !!!!

  3. Kemal yılmaz dedi ki:

    O gece niçin tankların önüne davet etmemiş müritlerini mi demek istiyorlar yoksa darbeyi övmüş mü kurtul hoca

  4. Ertuğrul şekerci dedi ki:

    Bu davanın mensupları kuranin emirlerine göre hareket etmektedir biz yeni bir dava ortaya koymuyoruz İşte Tevhid Davasının Kur’an’dan Delilleri:
    1. “Şüphesiz, Allah’ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik.”3
    2. “O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak kabul etmez.”4
    3. “İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur.”5
    4. “İyi bilin ki! Yaratmak da emretmek de (hükmetmek de) yalnızca O’na aittir.”6
    5. “Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir.”7
    6. “Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir. Ben O’na tevekkül ettim.” 8
    7. “Hüküm veren Allah’tır, O’nun hükmünü gözden geçirip sorgulayacak hiç kimse yoktur.” 9
    8. “O, Allah’tır. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. İlkte ve sonda hamd O’na mahsustur. Hüküm yalnızca O’nundur.”10
    9. “Onlar, hala cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir kavim (topluluk) için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?” 11
    10. “Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir: O, size, kendisinden başkasına ibadet (itaat) etmemenizi emretti. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” 12
    11. “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine şeriat kıldılar (kanun olarak belirlediler)?”13
    12. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kâfir olanlardır. 14
    13. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır. 15
    14. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır. 16
    15. Allah hükmedenlerin en güzel hükmedeni değil midir?17
    16. “Bu Kur’an sizi ve onun ulaştığı kimseleri uyarmam için bana vahyedildi (Yani bu kitabın hükümleri sadece o zaman için değil kıyamete kadar geçerlidir.) Allah’la birlikte başka ilahların bulunduğuna siz mi şahitlik ediyorsunuz? De ki: ‘Ben buna şahitlik etmem.’ De ki: ‘O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin eş koştuklarınızdan uzağım”18
    İşte Tevhid Davasının Sünnetten Delilleri:
    1. Rasulullah: “… Üzerinize tâyin olunan vâli, yönetici, başı siyah kuru üzüm gibi Habeşli bir köle olsa bile, sizin aranızda Allah’ın kitabını uyguladığı müddetçe dinleyin ve itaat edin.”19
    2. Rasulullah: “Müslüman bir kimseye, kendisine ma’siyet (Allah’a isyan) emredilmediği müddetçe, hoşlandığı ve hoşlanmadığı her hususta (İslam devleti yöneticisini) dinleyip ona itaat etmesi gerekir. Eğer ma’siyet emredilirse, ne dinlemek vardır, ne de itaat!” 20
    3. Rasulullah: “Allah’a isyan konusunda yaratılmışlara itaat edilmez.”21
    4. Rasulullah: “İslâm’ın tutunulması gereken kulpları (yapılması gereken emirleri) tek tek çözülecek; her bir kulp koptukça insanlar önlerindekilere benzeyecekler. O kulpların ilki hüküm (hâkimiyetin Allah’ın olması, Kur’an’la hükmedilmesi), sonuncusu da namazdır.” 22
    5. Rasulullah: Hz. Peygamber’e “Cihadın hangisi efdaldir?” diye sorulunca: “Zâlim sultana karşı hakkı (Allah’ın hükmünü) söylemektir.” 23
    6. Rasulullah: “Ey Muhâcirler topluluğu! Beş şey vardır ki, onlarla imtihan olunduğunuzda (o toplumda hiçbir hayır kalmamış demektir.) Siz hayatta iken onların ortaya çıkmasından Allah’a sığınırım.
    …Beşincisi; Allah’ın kitabı Kur’an ile hükmetmeyi terketmek: Bir toplumun yöneticileri, Allah’ın kitabı Kur’an ile hükmetmeyi terk edip Allah’ın indirdiği hükümlerden işlerine gelenleri seçerlerse, Allah Teâlâ onları kendi aralarında savaştırır (onları birbirine düşürür.)”24
    Başka bir rivayette: “Bir milletin idarecileri Allah’ın kitabı ile hükmetmedikleri ve Allah’ın indirdiği hükümlerden işlerine geleni seçtikleri zaman; Allah onların azabını kendi içlerinden verir. Onları aralarındaki fitne, fesat ve anarşiyle cezalandırır.”
    7. Rasulullah:
    “Kadılar (hâkimler) üç çeşittir ve ikisi cehennemde, biri cennettedir.
    Hakkı (Allah’ın hükmünü) bilip bununla hüküm veren kişi, cennettedir.
    Hakkı (Allah’ın hükmünü) bildiği hâlde onunla hükmetmeyen ve hükmünde zulmeden kişi ise cehennemdedir.
    Hakkı (Allah’ın hükmünü) bilmediği hâlde câhilce insanlar arasında hüküm veren kişi de cehennemdedir.”25
    8. Rasulullah: “Bir kavim Allah’ın indirdiğinden başka bir şeyle hüküm verirse, bu insanların felaketleri kendi aralarında ve kendi elleriyle meydana gelir.”26
    9. Rasulullah: “…Allah’ın hükmünü uygulamaktan sizi hiçbir ayıplayıcının ayıplaması alıkoymasın.”27
    Tevhid Davasının Aklî Delilleri İse;
    1. Madem her şeyin yaratıcısı, rızık vereni, idare edeni Allah’tır; o halde O’nun dediği olmalıdır ve bu Allah’ın hakkıdır, bunu vicdan da kabul eder, hatta söyler. Bunu kabul etmeyenin ya vicdanı yoktur ya da vicdanının sesini duymak istememektedir. Allah’ın dışında birinin ise “benim dediğim olsun” demeye hakkı yoktur ve olamaz.
    2. Madem en iyi bilen Allah’tır, O’ndan daha iyi bilen yoktur, o halde O’nun dediği olmalıdır. Bu, aklın da kabul ettiği ve etmek zorunda olduğu bir gerçektir. Bunu kabul etmeyenin ya aklı yoktur ya da aklının sesini duymak istememektedir.
    3. Madem tüm insanlar eşittirler ve madem aklı ve bilgiyi tartacak bir terazi yoktur, o halde kimin dediği olacaktır? Birisi “benim dediğim olsun” dediğinde diğeri itiraz edebilecektir. O halde kimsenin itiraz edemeyeceği ve “ben seninle eşitim” diyemeyeceği birinin dediği olmalıdır ve O, Allah Azze ve Celle’dir.
    4. Madem kim kanun koyarsa öncelikle kendi menfaatini esas alır ve kendini düşünür, o halde menfaati olmayan ve kendini değil bizi düşünen bir zât hükmetmelidir ve o zât Allah Azze ve Celle’dir. Menfaati olmayan ve her zaman veren, zenginliğinin ve yarattıklarının sınırı olmayan, her zaman bizim menfaatimizi ve iyiliğimizi isteyen O’dur ve O’nun dediği olmalıdır.
    5. Madem insanlar ğaybı bilmiyor, koydukları kanun ve esasların ileride ne gibi sonuçlar doğuracağını bilemiyor, o halde ğaybı bilen, koyduğu kanunların sonuçlarını kesin olarak bilen bir zât hükmetmeli ve esaslar koymalıdır ve o zât Allah’tır. Onun içindir ki Allah’ın koyduğu hiçbir hükümde hata bulunamamakta ve değiştirme ihtiyacı olmamaktadır. Ama insanların koyduğu kanun ve esaslarda hatalar olmakta ve 5-10 yılda bir değişiklik ihtiyacı doğmaktadır. İnsanı hakkıyla tanıyamadığı gibi ğaybı da bilmeyen, her gün yeni bir kanun koyarak, toplumu üzerinde deneyler yapılan beyaz bir fare gibi kobay olarak kullananlar ve topluma zarar verenler bunun hesabını kıyamet günü veremeyeceklerdir

  5. Ertuğrul şekerci dedi ki:

    Hadis-i şerifIerde buyuruIdu ki: “Bir kimse, bir mümin hakkında oImayan bir şey söyIerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, AIIahü teâIâ onu Cehenneme sokar.”(Ebu Davud

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?