Davet ve Sancı

Davet ve Sancı

Bir insan kendini kurtarmak istiyorsa öncelikle başkalarını kurtarmak zorundadır. Birbirimizi sevmedikçe nasıl iman etmiş olmaz isek birbirimizi kurtarmaya çalışmadığımız müddetçe de hakiki imana ulaşmış olmayız. Bir kardeşimiz ateşe giderken sessiz kalacak olursak kurtulamayız.

Kurtuluşumuz için Ümmeti Muhammed’in nasıl bu hale geldiğini ve önceki kavimlerin neden helak edildiğini öğrenmemiz gerekir. Önceki kavimler emr-i bil marufu menfaatlerine ters düştüğü için terk ettiler. Peygamberimiz “Bir kötülük gördüğünüzde elinizle düzeltin, ona gücünüz yetmezse dilinizle düzeltin, ona da gücünüz yetmez ise kalbinizle buğz edin ki bu imanın en zayıf noktasıdır” buyurmaktadır. Yani kötülükten nehyi terk eden insan imanını teslim etmiş olur. Bu kişi dua eden, namaz kılan biri olsa dahi bunlar kendisinden kabul olunmaz. Bu nokta da insanın ben ne yapabilirim ki dememesi lazım. Bulunduğu ortamda bir söz bir hareketle dahi olsa hakkı söylemesi gerekir. Ancak  bu şekilde insanlar kurtuluşa  erişecektir.

Müslümanlar keşke toplumda ki artan günahlardan yakınacaklarına insanların kalplerine Allah sevgisi ve korkusunu yerleştirmeye çalışsalardı.  İnsanlığın kurtuluşu ancak böyle olur. Nasıl ki gemi sahipleri alt kamara da olup gemiyi delenleri durdurmazlarsa kendileri de helak olacak Müslümanların da durumu böyledir. Bir Müslüman hata yaptığında, farz ve haramlara dikkat etmediğin de kendine zarar verdiğini düşünüyor olsa dahi aslında Ümmet-i Muhammed’e zarar vermiş oluyor. Üç asırdan beri Ümmet-i Muhammed’in gemisi deliniyor ve su alıyor. Bizden önce birçok şehit sırf bu gemi daha fazla su almasın diyerek kendilerini İslam’a feda ettiler. Bizim de geminin su alışını engellemek için feda olmamız gerekir. Allah Resulü bir insanın iman etmesi için defalarca anlatıyordu. Biz Müslümanların da böyle olması gerekir. Bir defa anlatınca hemen vazgeçmemeli defalarca anlatmalıyız. Çünkü bizim anlatmamızla insanlar cehennemden kurtulur. Gün gelecek insanları düşündüğümüz için davette bulunacağız ama ters tepki verecekler. Nasıl ki Peygamberimiz Taif halkına davette bulundu. Ancak onlar Peygamberimizi taşladılarsa,  günümüzde ki davetçilerde böyle zorluklarla karşılaşacaklar. Bu tarih boyunca tüm davetçilerin başına gelmiştir. Rasullullah insanların önceki günahlarını yüzlerine vurmazdı. Biz davetçilerin de öyle olması ve insanların günahlarını yüzlerine vurmamamız gerekir. Unutmamalıyız ki Allah tövbe edip, salih amel işleyenleri elbet bağışlayacaktır.

Davet yolunda çok önemli 3 husus vardır:

1-İhlasla davet etmek: Allah ancak ihlasla davet edenlerin anlattıklarının kalplere tesir etmesine izin verir. Karşılığını beklemek ihlâsa muhaliftir. İhlâslı insan yalnız Allah için davet eder. Böylelikle insanlar iman etmese dahi yoluna devam eder görevini aksatmaz.

2-Sürekli davet: Davetçi bilir ki hastalıklar çoktur ve tedavi bazen uzun bazen kısadır. Davet ettiğimiz kişinin kalbinde ki hastalık ne ise ona göre davranmalı ve süre tanımalıyız.

3- Anlattığını yaşayan bir insan olarak: davetçi anlatmadan önce yaşamalı ki davet ettiği kimselere tesiri olsun. Allah Resulü Miraca çıktığı zaman anlatıp yaşamayanların cehennemde olduğunu görmüştür. Bu durum da davetçinin aklına şu sor gelebilir “Günahların hepsini terk etmeden günahlardan sakındırmayalım mı ya da farzların hepsini yapmadan farzları anlatmayalım mı?”  Peygamberimize böyle sorulduğu zaman “Sizin gücünüz bunların hepsini yapmaya yetmez. Ancak siz yine de insanları davet etmeye devam edin” buyurmuştur.  O halde Miraçta Peygamberimizin gördüğü kimseler kimlerdir? Bunlar anlattıklarını yaşayabilecekleri halde yaşamayanlardır.

Davetçiler bilmelidirler ki; insanlarımız yıllardır İslam’dan uzaklaştırıldı ve biz onlardan bir anda değişmelerini bekleyemeyiz. Buna göre sabırlı olmalı ve dilimiz döndüğünce ve elimizden gelenin en fazlasıyla İslam’a davet etmeliyiz. Kendimizin ve insanlarımızın kurtuluşları ancak böyle olur.

12 Şubat 2016

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?