19 Mayıs 2019

2. Çelişki: 

16 Aydır haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuklu bulunan Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin iddianamesi hukuki açıdan bir çok çelişkilerle doludur. Bunun bir diğer örneği de şöyle sergilenmiştir. Bir yandan Alparslan Kuytul Hocaefendinin İslam Medeniyeti istediği ve bunun için tüm faaliyetlerinde “Biz Medeniyetimize Dönüyoruz” sloganıyla hareket ettiği belirtilmiş diğer yandan cümlenin hemen akabinde de bununla beraber hükümeti eleştirdiği vurgulanmıştır. İslam Medeniyeti istemek suç olmasa gerektir ki hemen akabinde suçmuş gibi özellikle hükümeti eleştirmesi üzerinde durulup bu durum yargılanma ve tutuklanmaya gerekçe gösteriliyor.

İddianamenin 18. sayfasında bu durum şöyle ifade edilmektedir:

“...kurucuları arasında yer alan şüpheli Alpaslan KUYTUL’un vakfa müzahir insanlar tarafından HOCA EFENDİ sıfatıyla adlandırıldığı, Adana ili dışında 33 ilde temsilciliği bulunan vakfın, demeçlerinde ve yayınlarında en büyük amaçlarının İslam Medeniyeti kurmak olduğunu belirttikleri, Vakıf adına hareket eden kişilerin bu amaçlarını“Biz Medeniyetimize Dönüyoruz” sloganıyla dile getirdikleri...Vakfın kurucu üyelerinden olan, vakıfta ve düzenlenen toplantı ve konferanslara konuşmacı olarak katılan, şüpheli Alparslan KUYTUL’un yapmış olduğu bazı konuşmalarında mevcut hükümetin siyasi politikalarını eleştirici mahiyette söylemlerde bulunduğu, şüphelinin sosyal medya da...”

ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİNİN KONUYLA İLGİLİ SAVUNMASI:  İddianâmede ‘İslam Medeniyeti istiyor’ deniyor. Hemen ardından ‘ama hükümetide eleştiriyor’ deniyor. Evet! Ben İslam medeniyetini istiyorum ve bununla da şeref duyuyorum. Hükümetinde yanlış gördüğümüz icraatlarını eleştiririz, doğru gördüklerimizi de ifade etmekteyiz. Zaten bu davanın açılmasının nedeni budur.

İddianâmeyi hazırlayanlar bizi neyle suçlayacağını bilmiyor, bilemiyor. Çünkü öyle bir suç yok.

İddianamede yargılamanın asıl sebebinin hükümetin yanlışlarını eleştirmek olduğu göze çarpmaktadır. Hocaefendinin bir âlim olarak gördüğü yanlışları eleştirmesi, o konuda nasihat etmesi ve doğruları konuşması nasıl bir suç unsuru taşıyabilir ve bunun sonucunda nasıl 16 ay gibi bir süre hürriyetinden yoksun bırakılabilir? 

Bu ve buna benzer çelişkilerle ve tutarsızlıklarla dolu  iddianâme üzerinden adaletli bir yargılama yapılamayacağı belli olduğu halde Hocaefendinin 16 aydır haksız bir şekilde tutuklu yargılanmasını kınıyor ve bu durumu halkımızın vicdanına sunuyoruz.

https://furkanvakfi.org/iddianamedeki-celiskiler-dosyanin-hukuki-degil-siyasi-oldugunun-delili.html