Zindanda Uzun Süre Allah İle Başbaşa Kaldınız Bu Sürede Allah Hakkında En Çok Neler Düşündünüz?

Zindanda Uzun Süre Allah İle Başbaşa Kaldınız Bu Sürede Allah Hakkında En Çok Neler Düşündünüz?

22 ay boyunca zindanda kalarak tutuklu yargılanan Alparslan Kuytul Hocaefendi 5 Aralık mahkemesinde tahliye edilmesinin ardından Cuma Tefsir Derslerine yeniden başladı.

Hapishane anılarını çeşitli konuşmalarında dile getiren Hocaefendi’ye bu kez oradaki manevi hali soruldu. Tefsir dersi sonrası “Zindanda uzun süre Allah ile baş başa kaldınız. Bu sürede Allah hakkında en çok neler düşündünüz? Allah’ı düşündüğünüzde neler hissettiniz?” sorusuna cevap veren Hocaefendi şunları anlattı:

Yani bazı şeyleri anlatmak gerçekten çok zor o duyguları yaşamak lazım.

Sabır önce zor gelir sonra sabır kolaylaşır şükür daha zordur sonra şükrü de Allah kolaylaştırır. Teslimiyet zordur sonra kolaylaşmaya başlar mücadele ederseniz… Tevekkül zordur sonra kolaylaşır ve acizliğinizi hissedersiniz acizliğini sizi Allah’a yaklaştırır. “Aczi kenzi” acizliğin benim hazinemdir demiş Bediüzzaman.

Acizliğini hissetmeniz önemli bir kazançtır bu sizi Allah’a yöneltir. Eğer sağlam sanız daha sağlamlaşırsınız, çürük iseniz bitersiniz. Hani demiştim ya tahtayı ısıtır ve döverseniz tahta parçalanır. Demiri ısıtır ve döverseniz demir daha da sertleşir çelik olur. Kimi insanlar tahta gibi parçalanır hapiste kimileri sertleşir daha da çelik olur.

Necip Fazıl kitabında İslam’la davasından hapse girip de orada şüpheye düşen imanından olan kimselerden bahseder. Yalnız bırakıldığı için tımarhanelik olanlardan bahseder. Eğer rabbiniz ile diyaloğunuz sağlam değilse, çok zorlanırsınız iyiysen sorun rabbiniz ile diyaloğunuz iyi ise sorun yok. O Allah’ın sıfatları başlar gerçekleşmeye başlar Allah’ın sıfatlarından biri El Kabıd kısar bazen bilhassa ilk aylarda kısar acizliğinizi anlamanız için sıkıntı yaşamanız için pişmeniz için yanmanız için, insan hani hamdır pişer yanar Necip Fazıl hepsi 36 gün yalnız kalmış ruhum parçalanır diye anlatır. Hepsi 36 günde ruhumun parçalandığını hissetmiş dayanamıyorum diyor. Hatta bir kedi olsa yanımda hiç olmazsa diyor. Onlara diyor ki hiç olmazsa bana bir kedi verseniz yanıma. Sen misin kedi isteyen ver Allah ver diye dövmüşler kendisini.

Eğer Rabbinizle irtibatınız iyi ise ne kediye ihtiyacınız var ne de insana ilk aylarda Allah el Kabıd ismini size gösterir, Celal ismini size gösterir, böylece acizliğinizi anlayasınız diye. Böylece acı çekenleri anlayasınız diye. Böylece zulmün çirkinliğini anlayasınız diye. Böylece zalimlere beddua edesiniz diye, o dönemde bol bol beddua edersiniz ve hakkınızda zaten, edebilirsiniz sonra Allah o günleri bitirir yavaş yavaş tıpkı fırına konan hamur gibi ekmek fırına hamur konduğu zaman ne olur buhar çıkmaya başlar ilk konulduğu zaman yaş hamur buhar çıkarmaya başlar. Aynen öyle her tarafınızdan buhar çıkmaya başlar yalnız iseniz yalnız olmayanlar bunları yaşamaz buhar çıkar her tarafınızdan. Sonra ekmek pişince nasıl ki artık buhar çıkmaz ya aynen öyle buhar biter onun da hikmetleri var o dönemde çok daha fazla Rabbinize yaklaşırsınız çünkü mecbursunuz. O dönemdeki gibi sonra asla ağlayamazsın o dönem güzeldir acının içinde bir lezzet vardır sonra o dönemi arasanız da bulamazsınız acınızı iyice sonuna kadar çekin. Başınıza böyle bir şey gelirse acınızı yaşayın sonra o dönemi arasanız da bulamazsınız. Şu hayatın içerisinde bazen hızlı akan hayat ruhumuzu geride bırakıyor. Kızılderililerin reisi hızla düşmanın üzerine atını sürüyormuş askerleri ile beraber hücum emri vermiş çok hızlı sürüyor sonra birden bunu bırakmış askerler demişler ki; Ne oldu reis niye durdun? demiş ki çok hızlı geldik ruhumuz geride kaldı biraz daha bekleyelim ruhumuz bize kavuşsun. Şu gündelik hayatın içerisinde çok insanın ruhu geride kalmış vaziyette hayat çok hızlı hapse girmek bir bakıma ruhunun sana kavuşması için bir fırsat yani ruh geride kalmış vaziyette hele de çok yoğun insanlar zenginler, siyasetçiler, yoğun hayat yaşayanların ruhu çok gerilerde kalmış.

Eğer ruhlarını kaybetmeselerdi zalim olmazlardı. Ruhlarını kaybetmeseydiler, merhameti kaybetmezlerdi. Ruhlarını kaybedenler merhameti de kaybederler. Merhametsiz insan, insan mıdır? Ruhunu kaybeden adaleti kaybeder adaleti kaybeden insan mıdır? Ruhlarının onlara kavuşması için yani ruhtan ayrılınca ne olur ruh bedenden ayrılmış yani ruh geride kalmış beden ruhtan hızlı gitmiş ne olur ruh bedenden ayrılırsa ne olur? Beden artık bir cesettir! Ceset gibi olmuşlar kalpleri ölmüş ne adalet ve merhamet kalmamış evlerinde ya da saraylarında rahat rahat yaşıyorlar, o zindandakileri zindana atıyorlar, kadınları çocuklu kadınları hem de hadi erkekler yine neyse sakatları hastaları yaşlıları çocukları zindanlara hiçbir suçu yok bir şey yapmamış keyfi hükümler veriliyor çok eften püften laflarla ağır cezalar 5 sene 10 sene eften püften sebeplerle asla delil olarak kabul edilemeyecek şeyler oluşturulan rüzgar sayesinde korku imparatorlukları sayesinde eften püften, gerekçelerle ağır cezalar veriliyor. Ve o insanlar orada ne acılar çekiyor kimse bilmiyor ancak suçlu insanlara layık oralar suçlu olmayanlara layık değil suçlu olmayanın daha çok ağrına gider çünkü suçu yok suçlu olan zaten suçlu o çok da fazla şey yapmaz ama suçlu olmayanın çok ağrına gider.

 Çünkü suçu yok ağır ithamlar hiçbir delile dayanmayan ağır ithamlar yani düşünün memleketin geldiği noktaya bakın bana önce 4 bana önce 4 terör örgütüne üyelik dediler hatırlıyor musunuz? Var mı böyle bir insan dünyada ya bu nasıl bir adalet nasıl bir devlet nasıl fezleke emniyet nasıl bunu hazırlıyor yani 4 örgüte üye bir insan dünyada var mı ki beni bununla itham etsin dünyada var mı ki ne böyle bir insan dünyada böyle düşman 4 üye örgüte üye insan bulamazsın gelinen nokta bu şekilde acımasızlık almış başını gidiyor. İntikam duyguları intikamın ötesinde bir şey. İntikam size zulmedenden İntikam alırsınız zulmetmeyen den intikam alıyor onlara selam verenden intikam alıyor, onun kardeşinden intikam alıyor. Hadi ben seni eleştirdim benden bu yüzden intikam alıyorsun hadi onu anladım da abimden ne istedin! Adamı görevden attırdılar abim olduğu için başka bir suçu yok. Özel sektörde çalıştığı halde doktor.

Özel sektörde devlette değil özel sektörde çalışan abimi de görevden attırdılar Ankara’dan telefon geliyor yazı gelmiyor sözlü görevden atıldınız. Neden? İşte beni ziyarete gelmiş Bolu’ya. Biraz fazla gelmiş çıkışta orada arkadaşlar 1, 2 slogan atmışlar. O da oradaymış aslında katıldığı da yok da oradaymış. Bu mu yani şimdi bu nasıl bir ülke olduk biz ya böyle bir şey düşünebilir miydiniz? 5 sene evvel ne hale geldik ya KHK’larla 150 bin kişi görevden atılıyor. Adam aç susuz kalıyor onların hikayelerini bir dinleyin neler, neler. Bülent Arınç bir iki tane misal vermiş adamın üzerine hücum ettiler sen misin böyle konuşan doğru söylüyor KHK ile görevden atılanların hepsi haksız yere olmayabilir ama büyük çoğunluğu haksız yere. Böyle bir şey olamaz yani insan mahkemesiz sorgusuz, sualsiz savunmasız görevden atılamaz.

Hani hukuk devleti diyordunuz. Bu zulmü yapan insanlar nasıl evlerinde rahat oturuyorlar bilmiyorum ruhları çok gerilerde kalmış artık ruhlarını kaybetmişler o şekilde yaşayacaksam yaşamayayım daha iyi zaten bu yaşam değil. Bu cesettir ceset ruh yok ceset var merhamet yok adalet yoksa ruh yoktur. Eğer zayıf iseniz dayanamazsınız siz Allah’a yönelirseniz Allah size güç kuvvet verir.

Allah’ı zikretmeye alışmalısınız. Allah’ı zikretmekten daha rahatlatıcı başka bir şey yok namazdan da daha çok rahatlatır çoğu zaman bazen tabii aksi olabilir. Duruma göre değişir kalbinizin durumuna göre değişebilir. Ama genellikle zikrin rahatlatıcı bir özelliği vardır. Hem de yalnız kalamıyorsanız biraz da sesli yapmanız gerekiyor yani sessiz rahatlayamazsınız. Allah’a yaklaşmanız için bir fırsat olarak görürseniz Allah’a yaklaşırsınız öyle görmezseniz çok zor günler geçirirsiniz.  Allah’a şükürler olsun ben bir müddet sonra öyle rahatladım ki o şeyi çok iyi anladım bir hadiste hani kabirde bazı kimselere kabir Cennet bahçesine çevrilir bazı kimselere Cehennem çukuruna çevrilir onu yaşadım. Cennet bahçesine dönüştü, hiçbir sıkıntı kalmadı, huzur içindeyim.

Çünkü suçum yok biliyorum diyeceksiniz ki insan kötü olmadı mı daha çok öfkelenmez mi yani o da var ama suçsuzluğun verdiği bir lezzette var yani ondan emin olmanın verdiği bir huzur var herkes de biliyor. İçerdeki gardiyanlarına varana kadar müdürüne varana kadar hepsi de biliyor yani suç yok ortada konuştuğum için beni buraya attılar bunu biliyorlardı onlar da öyle davranıyorlardı çok belli etmiyorlardı ama fark ediyorsunuz. Onların da meseleyi bildiğini fark ediyorsunuz zaten zamanla, zamanla konuşmaya başlıyorlar yavaş yavaş ve herkesin meseleyi bildiğini anlıyorsunuz yani o da sizi rahatlatıyor. Allah ile olan diyalog tamamen kopabilir de kuvvetlenebilir de, kimininki tamamen kopuyor orada birisi anlatmıştı 14, 15 yıldır yatan birisi İslam davası için hapse düşmüş birinden bahsetti adamda şüpheler oluşmuş Allah varsa niye bize yardım etmiyor Haşa! Ne İmtihanı anlamış ne imtihanın hikmetleri ne anlamış hiçbir şey anlamamış tek düşündüğü rahata ulaşmak böyle olunca imanını kaybetmiş oğlu hapse düşmüş bir kadının Onun da böyle bir laf ettiğini bana söylemişlerdi oğlu için mücadele veriyor ama bu mücadeleyi verirken Allah muhafaza imanı çok kötü noktaya gelmiş İnşallah kurtulur o halden. Bazen düşünüyorum demiş bu kadar zulümleri Allah görüyor o halde niye yardım etmiyor. Allah varsa niye yardım etmiyor bize? Namazını kılan bir insan olmasına rağmen bu şekilde düşünceler bazı insanları sağlamlaştırıyor. Bazı insanları imanından ediyor. Bu zalimler bir de bunun hesabını verecekler. Kaç kişiyi imanından ettilerse bir de onun hesabını verecekler. Bir taraftan zulmü yapanlar Müslüman kimlikli görünüyor sessiz kalanlar da Müslüman kimlikliler o zaman insanlar da şöyle bir anlayış gerçekleşiyor din böyle bir şey herhalde. Hayır din böyle bir şey değil din zulmü haram görmektedir. Zulme sessiz kalmayı da kabul etmemektedir. Zulme karşı mücadeleyi din emretmektedir din muhaliftir şirke muhaliftir, günahlara muhaliftir, zulme muhaliftir, haksızlıklara muhaliftir muhalefet etmeyenler dini ya bilmemekte ya da korkusundan konuşamamakta!

İnsanlar onlara bakıp da dinden imandan soğumaktadır. Bunu yapmasın hiç olmazsa birisi zulmettiği zaman tüm Müslümanlar tepki gösterse insanlar imanı kaybetmez. Demek ki, İslam zulme karşı zulme karşı ama bu adam zulmediyor kendi şahsi hatası olarak görürler, İslam’dan şüphe etmezler. İslam’dan şüphe ettiriyorsunuz insanları bir gün değil beş gün değil, 1 kişi değil, bin kişi değil, bu kadar büyük çaplı zulüm çok az devlette olur yani o kadar yaygın bir zulüm yaş kuru beraber yakıldı. Bunlar insanları imanlarından etti bir kısmını imanı gitti. Bir kısmının ailesi bitti. Ben oradayken bir hakim vardı hakim karısından boşandı. Bir milletvekili biliyorum o da duydum karısından boşanmış. Hapse girenler hapse girenlerin birçoğunun yuvası dağılıyor uzun süre hapis aldığı zaman özellikle bu kadınların çocukları bu ailelerin hesabını kim verecek. Yani eğer Rabbinizle, diyaloğunuz iyi ise daha çok yaklaşırsınız Allah’a daha çok yaklaşırsınız yoksa bitersiniz, dışarıda iken Rabbinizle diyaloğunuz kuvvetlendirirseniz o zaman orada daha da kuvvetlenir. Dışarıda iken, eğer Rabbinizle diyaloğunuz zayıf ise orada kuvvetlendirmeye fırsat bulmadan imanınızı kaybedebilirsiniz.

08 Ocak 2020
Etiketler: ,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?