Ailenin Önemine Dair Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin Derslerinden Notlar
04 Oca 2015
Medeniyet kurulabilmesi Müslümanların ümmet olmasına bağlıdır. Ümmetin küçüğü cemaat, cemaatin küçüğü ise ailedir. İslam dini de bir medeniyet kurmak için geldiğine göre aileyi kuvvetlendirmek zorundadır. Bir ailede bile İslam medeniyetini kuramayanların ümmet olarak medeniyet kurabilmeleri mümkün değildir. Ailesinde İslam medeniyetini tesis edemeyenler, âlemde mi tesis edecekler? Bir fert cahiliye cemiyetine karşı duramaz, alternatif olamaz, cemiyetle boy ölçüşemez. Cahiliye cemiyetine alternatif olabilmemiz ona cemiyet olarak karşı durmamıza bağlıdır. Alternatif olamadığımızda başarıya ulaşamayız. Cemiyetin küçüğü aile olduğuna göre cahiliyeye karşı duruş ailede başlamalıdır. Öncelikle ailede sağlam bir inanç meydana getirilmelidir. Aile huzuru yalnızca kendi huzurumuz için değil, yeni bir nesil meydana getirebilmek, aydın-âlimler yetiştirebilmek, çocukların İslam’a hizmet eden birer fert olmaya özenmesi için de şarttır. Çünkü çocuk İslam’ı ailesinde tanır ve aile yaşantısıyla kıyaslar. Ailesinde huzur görmeyen çocuk anne ve babası İslam’ı yaşayan aileler ise huzursuzluğu İslam’ın suçu zanneder, onlar gibi olmak istemez ve İslam’dan soğur. Bugün evde yaşanan huzursuzluklar sebebiyle çocuklarımızı kaybediyoruz. Yaşadığımız ortam; batı medeniyetinin tesirinde olduğu için kadını da, erkeği de etkilemiştir. İsterse kadın ya da erkek bu medeniyetin karşısında yer alsın. Yine de ortamın tesirinde kalmaktadırlar. Yani sadece Müslüman olmak ortamın etkisinden kurtulabilmek için yeterli değildir. İslamî ortamlar (aileler) oluşturmak gerekmektedir. Televizyonlardaki programların erkeklere gevezeliği öğretmesi, kadınlara da erkeği adam etme görevini vermesi aile huzurunu etkilemektedir. Kadın kadın gibi davranmazken, erkek de erkek gibi davranmayı kaybetmektedir. Bugün kadınların birçoğunda itaat ve hayâ eksikliği varken, erkeklerin birçoğunda ise vâkar, idarecilik ve ciddiyet eksiği oluşmuştur.