Alparslan Kuytul:”Bir Şeytanlık Yaptınız Ama Şeytanlaştıramadınız”

Alparslan Kuytul:”Bir Şeytanlık Yaptınız Ama Şeytanlaştıramadınız”

Alparslan Kuytul Hocaefendi bu hafta yaptığı tefsirin ardından soru-cevap kısmında Doğu Perinçek’in konuşmalarını değerlendirdi. Yaptığı bir TV programında AKP eliyle cemaat ve tarikatların şeytanlaştırıldığını ifade eden Perinçek’in bu konuşmalarına cevaben ‘şeytanlaştıramadınız’ diyerek karşılık veren Alparslan Kuytul Hocaefendi “Bir şeytanlık yaptınız ama şeytanlaştıramadınız.“dedi. İşte o soru cevabın tamamı şu şekilde;

“Bizim çocukluğumuzdan beri Doğu Perinçek ile ilgili birçok şey söylenir. Bazı kimseler onun istihbaratçı olduğunu söyler. Allah daha iyi bilendir ve bir strateji izlediği açıkça meydandadır, “AKP tarafından bütün cemaatler tarikatlar şeytanlaştırıldı.” ifadesi öyle rastgele söylenmiş, hesapsız kitapsız söylenmiş bir söz değildir. Zamanı iyi ayarlanmış ve kelimeleri iyi seçilmiş, önceden planlanmış o şekilde söylenmiş bir sözdür. Aslında bir strateji izliyor. O strateji nedir? O strateji, anlaşılan şu ki artık AKP ile bazı konularda anlaşamıyorlar, yollar yavaş yavaş ayrılıyor, herhalde seçimde uzak görünmüyor ve bundan dolayı da AKP’nin oylarını azaltmaya çalışıyor.

Doğu Perinçek bu sözü söylemekle;

  1. Tarikat ve cemaatlerin meseleyi bu şekilde (AKP tarafından bütün cemaat ve tarikatlar şeytanlaştırıldı) düşünmesini istiyor.

Her gün televizyonlarda tarikat ve cemaat düşmanlığı yaptırılıyor. Yani tarikat ve cemaatleri şeytanlaştıranın AKP olduğunu, bunun da doğru bir şey olduğunu, AKP’nin doğru yaptığını da söylüyor, kendisinin de bunu desteklediğini ifade ediyor. Aslında bunu söylemekle bir bakıma AKP’yi zor duruma düşürüyor ve AKP’ye oy veren tarikat ve cemaatlerin AKP’ den uzaklaşmasını sağlamaya çalışıyor. ‘Böyle düşünsünler, demek ki hepsini yapan AKP imiş desinler’ istiyor.

2.Kendisini temize çıkartmak istiyor halbuki bu işlerin içerisinde kendisi de var.

O şeytanlaştırma işini kendisi de çok yaptı, yapmaya da devam ediyor. Elindeki bütün imkânlarla hükümetin Gülenciler ile arası bozulduğundan itibaren bunu fırsat bilerek, o günden beri aslında kendisi de kendisine verilen devlet imkanları ile bu şeytanlaştırma işini yapıyor. Ama kendi yapmıyormuş, hepsini AKP yapmış gibi anlatıyor. AKP’li yetkililer de onun bu stratejisini anlamıyorlarsa anlasınlar, anlıyorlarsa cevabını versinler. ‘Sen de bizimle beraber değil miydin?’ desinler ya da bir kısmını kendileri yapmadıysa Doğu Perinçek ekibi yaptıysa onu açıklasınlar. Bakın! Perinçek AKP’yi suçluyor, bunların hepsini AKP yaptı diyor. AKP de çıksın ‘şunları şunları biz yaptıysak da şunları şunları da biz yapmadık onu da Perinçek ekibi yaptı’ desinler.

3. Kıymetli kardeşlerim! Demek ki açık bir şekilde bir şeytanlaştırma stratejisi izlenilmiş, bu söz bunun itirafıdır.

Tam Bir Skandal! Tam Bir Rezalet!

Benim konuşmalarımın kırpılması, o şekilde servis edilmesi, mananın bozulması, hatta hatta bakın eskiden benim yaptığım konuşmaları kırpıyorlar manayı bozuyorlardı, son zamanlarda yapmadığım konuşmadan ötürü de mahkeme açtılar. Atatürk’le ilgili başkasının videosu var, zaten konuşan başka birisi, ellerinde video var ve buna rağmen beni mahkemeye verdiler. Mahkeme devam ediyor ve sanki beni tanımıyorlarmış gibi beni mahkemeye çağırıyorlar. Mahkemede fotoğrafımı çekeceklermiş onu Ankara’ya göndereceklermiş bakalım. Bu videodaki kişiyle ben aynı kimse miyim değil miyim? Tam bir skandal! Sanki beni tanımıyorlar, sanki şöyle bakınca anlaşılmıyormuş gibi. Tam bir rezalet!

Şimdi bu şeytanlaştırma faaliyetleri; konuşmaları kırparak ya da bana ait olmayan konuşmaları bana aitmiş gibi göstererek ya da diğer türlü bütün cemaatlerin yapmış olduğu faaliyetleri kötü göstererek, bu şeytanlaştırma faaliyetleri bilinçli olarak yapılmıştır.

Aslında çok güzel ifade etmiş oldu. Kendisini de ele vermiş oldu. O AKP’yi ele verdiğini zannediyor ama esasında kendisini de ele vermiş oldu. Demek ki bu şeytanlaştırma projesi varmış ve bu yapılanlar bunun için yapılmış ve bu devam ediyor.

Böyle saçmalık olur mu?

Her gün televizyonda tarikatlar cemaatler, tarikatlar cemaatler, tarikatlar cemaatler… Kardeşim! Ben bir hata yaparsam, bu benim hatamdır. Bütün cemaatleri suçlayamazsın. Onlar bir hata yaparsa, onların hatasıdır. Başkalarını suçlayamazsınız.  

Eğer bu doğruysa, diyelim ki bazı askerler darbe yaptılar; bir 15 Temmuz mu var, 28 Şubat’ta var, 12 Eylül’de var, 27 Mayıs darbesi de var, 60 ihtilali… O zaman tüm orduyu suçlayalım. Mesela bir fabrikada yanlış işler yapılıyor, o zaman tüm fabrikaları suçlayalım. Bir yurtta kötü şeyler oluyor, o zaman bütün yurtları kapatalım. Devlet yurtlarında birçok kötülükler daha beter oluyor, yani o zaman bütün devlet yurtlarını kapatalım, bütün partileri kapatalım. Nerede bir kötülük olursa, artık onun kökünü kurutalım, kökünü kapatalım. FETÖ bahanesiyle bunu yapıyorlar, yapmak istiyorlar. Bu bahaneyle aslında tüm İslami faaliyetleri bitirmek istiyorlar.

Peki AKP yaptıysa AKP, Perinçek ekibi yaptıysa Perinçek ekibi gerçekten de şeytanlaştırabildi mi?

Diyelim ki bir kısmını şeytanlaştırabildiler. Konuşmasında bizim de adımızı veriyor. Furkan Vakfı, Süleymancılar falan diyerek adımızı verdiği için ben de adını veriyorum. Şeytanlaştırmaktan bahsediyor yani her kim yaptıysa da şeytanlaştırabildi mi?

Aslında şeytanlaştıramadı. Duymayan duydu, sevmeyen sevdi ve o kırpılmış videoları izleyip de yanlış anlamış olanlardan niceleri hep beni yollarda, bazen camide görenler, bazen telefonla, bazen internet yoluyla helallik istiyorlar. ‘Kırpılmışı izlemiştim hocam, hakkını helal et, ben senin hakkında konuştum, sonra aslını izleyince meseleyi anladım, neyi kastettiğini anladım’ diyen bir sürü insan. Demek ki şeytanlaştıramadınız da bir sürü iftiralar attınız, hepsi çöktü gitti.

Demek ki şeytanlaştırmadınız. Sanki bizi bitirmişler, bununla seviniyor. Bak dimdik ayaktayız çok şükür. Duymayan duydu, sevmeyen sevdi elhamdülillah.

Hani şeytanlaştırmıştın. Allah arkamızda olduktan sonra şeytanlaştırmak isteyenler kim olursa olsun, ne önemi var? Karşımızda kimin olduğunun ne önemi var? Onlar şeytanlaştırmak istedikçe; Allah hakikatleri ortaya çıkarıyor ve haklılığımızı anlayanlar çoğalıyor, destekleyenler çoğalıyor, sevenler daha da çoğalıyor.

Esasında kendisi; bu toplum tarafından hiçbir zaman sevilmedi, öyle mi değil mi? Bu 15 Temmuz sonrası AKP, MHP, Vatan Partisi adeta bir koalisyon halindeler. Ama bakın (18 Şubat 2020 de)[1] MHP’den bir yetkili Doğu Perinçek için çin virüsü dedi, Corona virüsü gibi Çin virüsü dedi. Bunlar güya koalisyon gibiler, birbirlerini destekliyor gibi ama bakın araları açık aslında. Birbirlerine düşmanlar aslında.

Aslında kimse kendisini şeytanlaştırmadı ama yine de kimse tarafından sevilmediğine göre acaba kendi kendisini mi şeytanlaştırmış? Çünkü oldu bitti, bizim bildiğimiz Doğu Perinçek Maocu, Çin taraftarı olarak bilinir. Şimdi Rusya ve Çin taraftarlığı yapıyor. Seni kimse şeytanlaştırmaya çalışmadı. Buna rağmen seni kimse sevmiyor ama bizi o kadar şeytanlaştırmaya çalıştınız ki, çok şükür bir sürü insan seviyor.

Demek ki Allah’ın dediği oluyor, senin (Doğu Perinçek) dediğin olmuyor. Bu meselenin bir tarafı, diğer tarafı da bu lafı bu zamanda niye söyledi? Bu zamanda, bu lafı söylemesi bence boşuna değil, sanıyorum bunlar AKP ile yollarını yavaş yavaş ayırıyorlar, daha doğrusu AKP bunlardan yollarını ayırıyor olabilir.

Perinçek ile birlikte verdiği görüntü AKP ye çok zarar verdi. AKP’liler de bundan rahatsız. AKP’nin başındakiler bunu anlamadılar mı? “Biliyorlardı ama kendilerince FETÖ ile mücadele için bunun ekibine ihtiyacımız var gibi düşündüler ve o meseleyi ona havale ettiler. Sen yakala hapise at vs. bunlarla uğraş” dediler. Güya AKP onları kullanıyor. Aslında onlar AKP’yi kullanıyor. Bu şekilde beraber hareket ettiler ama bu birlikteliğin, herhalde sonuna geliyoruz. Çünkü artık memlekette işlem yapılmayan adam kalmadı. FETÖ diyerekten hakkında işlem yapılan insan sayısı bir milyona yaklaştı. Dolayısıyla artık operasyonlar bitiyor, Perinçek’e ihtiyaç kalmıyor. AKP’nin baktığı taraf bu olabilir. O yüzden de yavaş yavaş onunla uzaklaşmaya çalışıyor olabilir. Perinçek’de bu yüzden AKP’yi zor duruma düşürecek bu açıklamayı yapmış olabilir.

Bütün tarikatlar ve cemaatler AKP’ye düşman olsun, ‘cemaatleri AKP şeytanlaştırdı’ desinler ve bu şekilde insanlar AKP’den uzaklaşsınlar istedi. Bu açıklama AKP’ye zarar veren bir açıklamadır. Bu açıklama ne tarikatlara ne cemaatlere zarar vermez. Bu açıklama verse verse AKP’ye zarar verir. Herkes der ki, demek AKP böyleymiş öyle mi? Der ve oy vermezler.

Bu açıklama çok stratejik bir açıklama ve AKP’ye oy kaybettirme amaçlı bir açıklamadır. Şimdi AKP Perinçek ekibiyle artık ipleri koparıyor olabilir. ‘Bunlar artık bize zarar vermeye başlıyorlar, zaten operasyonları bunların eliyle yaptık, zaten onlardan intikamımızı fazlasıyla aldık, yani biz vur dedik Perinçek öldürdü artık yavaş yavaş ipleri koparalım gibi bir strateji düşünüyor’ olabilirler. ‘Bundan o da haberdar olduysa o yüzden bu açıklamaları yaparak, AKP ‘ye zarar vermek istiyor’ olabilir. Diğer taraftan AKP şu açıdan da Perinçek ekibinden uzaklaşmaya karar vermiş olabilir hem MHP hem AKP, Perinçek ekibine yol vermeleri, biraz güçlendirmeleri bu son 5-6 seneden beri yani 2014’ten beri Türkiye yönünü Rusya ve Çin’e döneceği içindi. Bir sebebi de buydu. Yalnızca o camiaya vursun diye değil. (O zamanki adıyla söylüyorum. O zaman FETÖ diye bir şey yoktu.) Sadece onlara karşı da değil, Türkiye yönünü Rusya ve Çin’e doğru çevirecekti ve Perinçek ile bunu sağlamaları kolay olacaktı. Zaten Perinçek, Rusya ve Çin taraftarı olduğu için, onlar da bunu bildiklerinden, yani o dünyalardan onu tanıyanlar var. Bu yüzden böyle bir ilişkiyi onun üstünden kurmaları kolaylaşacaktı.

Şimdi Türkiye, yeniden Avrupa ve Amerika’ya yönünü dönmek istiyor gibi bir durum ortaya çıktı. Rusya’dan ve Çin’ den yavaş yavaş kopma başlayabilir. Bence bu baştan itibaren de böyle planlanmıştı. Ben zannetmiyorum ki Türkiye’nin Rusya macerası gerçekti. Çünkü Rusya ve Çin ile uzak olduğu için bir savaşımız yok. Ama Rusya ile oldu bitti birbirimizi sevmeyiz. Rusya’yı hiçbir ülkenin insanları sevmez, dolayısıyla Rusya ile olan ilişkileri geliştirme çalışmaları aslında bir süreliğine yapılmış gibi görünüyor. Çünkü Türkiye’nin yönü sonuçta; Amerika ve Avrupa’dır. Rusya’ya, Çin’e dönmesi geçicidir ve Amerika’ya kızgınlığının sonucudur. ‘Amerika, PKK’yı desteklediği için biz de böyle yaparız’ dediler. Dediler de ne oldu? Baktılar ki Rusya’da PKK’yı destekliyor. Dolayısıyla bir fark yok, hatta Rusya bir de Beşşar Esed’i de destekliyor. O zaman Rusya’ya yönelmenin bir manası kalmadı. S 400’leri almanın da bir gereği kalmadı. Şu andaki akıllarıyla S 400’lerden herhalde vazgeçerler. Zaten patriyotları alalım mı, almayalım mı? diye tekrar laf çıkmaya başladı.

Yavaş yavaş yönlerini Amerika’ya dönmeye başlıyorlar. Bir süreliğine Rusya’ya döndüler, belki Amerika PKK’yı destekliyor, Rusya desteklemez diye düşündüler. Halbuki Amerika’ya göre; PKK terör örgütü, YPG terör örgütü değil, Suriye’deki kolu terör örgütü değil. Rusya’ya göre ise; ikisi de terör örgütü değil yani PKK’da terör örgütü değil, YPG’de terör örgütü değil. Şimdi Türkiye bunların iyi hesabını yapamadı. Moskova’da PKK’nın resmi ofisi var. Rusya devleti tarafından tanınıyor yani kabul ediliyor ve terörist olarak da görünmüyor. Şimdi Türkiye, Amerika’ya kızarak, Rusya’ya yönünü çevirdi. ‘Amerika PKK’yı destekliyor diyerek ve Suriye’de bizi yalnız bıraktığı için,’ Amerika’ya kızgın olmamızın birkaç tane sebebi var. Bütün bunlardan ötürü Rusya’ya yöneldi ama Rusya Amerika’dan beter çıktı.

Türkiye devletinin istemediği her şey Rusya’da var. Rusya; PKK’yı da terör örgütü görmüyor, YPG’yi de görmüyor, hatta onlarla beraber hareket ediyor. Hatırlarsanız onlarla bayrak alışverişi yaptılar. Rus subaylarla, YPG’li militanlar birbirlerine bayrak verdiler. Birtakım törenler yaptılar ve bunu herkesin gözü önünde açık sahada yaptılar. Herkes kameralara çeksin diye ve sonra bunu internete koydular. Açıkça, net bir şekilde Türkiye’ye mesaj veriyorlar.

Türkiye zaten, hiçbir zaman Rusya’yla tam bir müttefik olamazdı. Bunu geçen gün Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nden Maksim Suçkov’da[2] itiraf etti. ‘Türkiye ile anlaşmamız mümkün değil dedim. Neden çünkü Türkiye devleti, Suriye devleti ile anlaşmıyor, Beşar Esad illa da gidecek diyor. Buna da Rusya razı değil, İran razı değil dolayısıyla o meselede hiçbir zaman anlaşamazlar. Türkiye aslında stratejik konularda hata üzerine hata yapıyor. Bu hata Irak’tan itibaren başladı. Irak’ta Amerika’yı destekledi. Amerika’nın Irak’a girmesine yardım etti, sonra orada hatasını anlamadı. Amerika orada güya Saddam’ı devirecekti, demokrasiyi getirecekti ama iki milyon Müslümanı öldürdü. Hepsi yalandı, anlamadı. Aynı hatayı Suriye’de yaptı. Hata üzerine hata devam ediyor. Rusya’yla ara bozulmaya başlayınca Perinçek’e de ihtiyaç kalmıyor. Perinçek de bunun farkında…

FETÖ adı altında operasyonların sonu gelmek zorunda, artık yeter. Üç buçuk yıldır FETÖ, FETÖ, FETÖ… Ne bitmez operasyonmuş? her gün yeni yeni gözaltı, yeni tutuklama kararları, hapishaneler doluyor taşıyor ve üyelikten ceza alanların çıkmasına şurada beş altı ay bir şey kaldı. Bir kısmı zaten çıktı, bir kısmı da 6 sene 3 ay hapis aldı, bunların yatarı bitmek üzere… dörtte biri aşağı yukarı dışarıda, kendi evinde, kendi ailesinin yanında geçirebiliyor. 15 Temmuz’dan sonra o hapse girenlerin çıkmasına az kaldı. Hapse girenler FETÖ üyesi denilerek haklı-haksız, yaş-kuru beraber yakıldı.

AKP seçimde kazanabilmek için büyük ihtimalle, tekrardan ortamı yumuşatmak istiyor. Dolayısıyla da Perinçek’e ihtiyaç kalmıyor. Hem bu mesele hem de  Rusya ile olan ilişkiler bundan sonra büyük ihtimalle eskiye dönecek yani ilişkiler buzdolabına kaldırılacak herhalde… Bakın şu anda sürekli şehit haberleri geliyor değil mi? Askerlerimizi kim öldürüyor? Suriye ordusu öldürüyor. Suriye ordusu kimin emrinde? Aslında bunu herkes biliyor. Rusya göz kırpmadan Suriye’nin neyine güvenerekten saldıracak. Suriye zaten oradaki muhalifleri halledemiyor. Türk ordusu; büyük bir ordu, bunu mu halledecek, Açıkça Rusya’ya sırtını dayamış külhanbeylik yapıyor. Onlar kendileri açısından, kendilerini haklı görürler. Burası bizim toprağımız, sizin ne işiniz var? Bu ayrı bir mesele haklıdır, haksızdır meselesi…  Ama sonuçta ordumuza saldırıyor. Yani saldırabiliyor. Bunu nasıl yapıyor? Rusya sayesinde yapıyor. Türkiye’de bunu biliyor ve bunu kaç defa açıkladı. Gerek Dış İşleri Bakanı gerekse daha üst düzeyde Cumhurbaşkanı da buna benzer sözler söyledi. Herkesin de anlayabileceği bir mesele. Yani Suriye bunu Rusya’sız yapamaz. Bu yüzden Rusya ile ara açılıyor ve Perinçek’e de ihtiyaç kalmayacak. Bunun gibi durum değişiklikleri var.  AKP’de bunun farkında, Perinçek de bunun farkında.

Perinçek: AKP bu saatten sonra artık bize fazla yol vermez, biz de artık AKP ‘ye yavaş yavaş vurmaya başlayalım, AKP’nin oylarını azaltmaya başlayalım. AKP’li yetkililer; cevabını verebiliyorlarsa versinler. Gerçekten cemaatleri, tarikatları AKP şeytanlaştırdı mı şeytanlaştırmadı mı? yoksa bunu söyleyenin kendisini mi şeytan, yoksa bir şeytanlık peşinde midir? AKP’li yetkililer çıksınlar, konuşsunlar.

Bir Şeytanlık Yaptınız Ama Şeytanlaştıramadınız.

Bizim adımızı verdiği için söylüyorum. Çok şükür bizi şeytanlaştıramadılar, üzerimizde oynadıkları hiçbir oyunları da tutmadı ve rezil rüsva oldular. Allah onları rezil etti, daha da edecek inşallah.

Düşünebiliyor musunuz? Terör örgütü üyesi gibi evime baskın yaptılar. Şafak operasyonu. Utanmadılar! Bana, iki metreden silah tuttular. Ondan sonra kendilerinin hazırladığı 20.000 sayfa dosyanın içerisinde bizim, benim ve sizlerin, arkadaşlarımızın hiçbir terör örgütü ile bağlantısının olmadığına dair Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, Adana TEM’in, Adana Organize Suçlar Müdürlüğü’nün, Antalya TEM, Antalya KOM ve Mersin Emniyeti’nin raporları çıkmasın mı? Rezil oldular. Hâlâ diyor ki şeytanlaştırdık.  O senin kendi günahın, günah kazandın ama başaramadın. Zaten şeytanda başaramaz.  Bir şeytanlık yaptınız ama şeytanlaştıramadınız. İftiralarınız ortaya çıktı ve kim inandı. Şu memlekette kaç kişiyi ikna ettiniz? Edemediniz, edemeyeceksiniz. Sadece kendinizi şeytanlaştırdınız. Bu zulmü yapanlara insanlar lanet okudular.

Düşünün! Atatürk’le ilgili benim öyle bir konuşmam yok. Benim olmayan konuşmadan ötürü beni mahkemeye veriyorlar. Bu bir skandal! Gizli tanık diye bir tanık getiriyorlar, gizli tanık, Allah bilir kim? Birisini kandırıyorlar ve bu birisi emniyete verdiği ifade de: “Ben tanık değilim” diyor. Mahkeme bu kimseyi tanık olarak getiriyor. Ben bunu hâkime de anlattım: “Hâkim bey, bu bir skandal. ‘Ben tanık değilim’ diyen kişiyi, sizin mahkemeniz tanık olarak dinledi.” Hem de gizli tanık olarak. Bu bir rezalet.

Şimdi kim şeytanlaştı? Başaramadınız, başaramayacaksınız. Bunlar aynı şeytan gibi… Kur’an’ı Kerim de Allah-u Teâlâ, (şeytan dan için): “O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: ‘Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım’ demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: ‘Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah’tan da korkuyorum’ dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.” Şeytan da Bedir savaşında müşrikleri savaşa teşvik ediyor sonra Allah meleklerini gönderip Müslümanlara yardım edince; ‘ben sizin görmediklerinizi görüyorum’ diyerek kaçıyor.

Bunlar; AKP’yi tahrik etti. Şunlara vuralım, bunlara vuralım, tam zamanıdır. Şöyle yapalım, böyle yapalım. Şimdi baktı ki, bir türlü olmuyor. Suçu kendi üzerinden atmaya çalışıyor. ‘Onlar yaptı’ demeye başladı. Beraber değil miydiniz? ‘AKP onları şeytanlaştırdı’ diyor.  Sen de beraber değil miydin? AKP’yi yalnız bırakıyor. Aynı o şeytanın, iblisin Mekke müşriklerini yalnız bırakması gibi… Bunların ahlakı bu, bunların dostluğu olmaz.


[1] https://tr.sputniknews.com/turkiye/202002191041432895-mhp-genel-sekreteri-cinden-turkiyeye-yayilan-ve-asisi-bir-turlu-bulunamayan-dogu-perincek-mikrobu/

[2] Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nden Maksim Suçkov’un “Türkiye, ABD’nin müttefiki olsa da partneri olamaz” sözünü değiştirerek, “Türkiye, Rusya’nın partneri olsa da müttefiki olamaz” ifadesini kullanması dikkat çeken yorumlardandı.

Dinlemek için tıklayınız;

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?