AVM ve Statlar Açılıyor Camiler Hâlâ Kapalı!

AVM ve Statlar Açılıyor Camiler Hâlâ Kapalı!

Hocam bu gevşemeyle beraber şu anda ‘alışveriş merkezleri, berberler’ açılıyor. Cuma namazlarıyla ilgili siz haftalardır “Tedbirler alınıp, Cuma namazının kılınabileceğini” dile getiriyorsunuz. Bu gevşeme dile getirildiği halde ‘Cuma namazları, camiler hiç gündemde değil.’ Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hatta Sağlık Bakanı futbol müsabakalarıyla ilgili açıklamasında “Türkiye Futbol Federasyonluğunun iradesindedir” dedi. Siz bu durumu nasıl görüyorsunuz?

DEVLETİN DİYANET’E OLAN SAYGISI BU KADAR!

Futbol maçlarında binlerce insan bir araya geliyor ve onu Futbol Federasyonluğunun iradesine bırakıyor. Ama camilerde namazın kılınması konusu, hiç olmazsa Cuma namazının kılınması konusunu diyanete bırakmıyor. Devletin Diyanet’e olan saygısı bu kadar!

Futbol federasyonun değeri, diyanet İşlerinden çok daha fazladır. Maçlarda binlerce insan var, camide binlerce insan yok. Zaten çoğu cami boş 5-10 tane yaşlı insan gidiyor. Bir tek Cuma namazlarında doluyordu, ona da şart getirebilirlerdi. Bu şartları ben kaç defa anlattım.

Alınabilecek Tedbirler Neler Olabilir?

Camiye girerken ‘dezenfekte edilebilir, maske şartı getirilebilir, yaşlılar gelmeyecek, çocuklar gelmeyecek, hastalar gelmeyecek, kronik hastalığı olanlar gelmeyecek’ denilebilir.

‘Caminin kapısında ateş ölçülebilir ve camide bir metre mesafeyle duracaksınız’ denilebilir.

‘Namazdan önce caminin halısı dezenfekte’ edilebilir. 

‘Cuma namazı hutbesiyle ve farzıyla beraber 10 dakikada kılınarak, bitirebilir. Geri kalan sünneti de evde kılın’ denilebilir.

‘Tokalaşmak, kucaklaşmak yasaktır, namazı kılın ve evinize gidin’ denilebilir ama yapmıyorlar.

Virüsü Kullanıyorlar mı?

Futbol Federasyonluğuna yetki veriyorlar. Futbol Federasyonluğu isterse maçları başlatabilecek. Aslında burada mesele şu; hükümet oradan gelen gelirden mahrum olmak istemiyor. Ama kendisi açmış gibi de olsun istemiyor. Çünkü o zaman “Neden camileri açmıyorsunuz?” denilecek. O yüzden o yetkiyi onlara bırakıyor ve ‘onlar açtı’ diyecek ve onları suçlayacak. Futbol federasyonu hakkının peşinde, demek ki ısrar ediyor. “Helal olsun!” diyelim, başka ne denir? Müslümanlara da Yazıklar olsun! Hepsi saf, hemen inanıyorlar, bu işte başka bir iş yok mu? demiyorlar. Hemen tabi canım virüs var, tabi devlet böyle önlemler almak zorunda. Her şeye inanmaya çok müsaitiz.

83 milyonda ölen insan 3 bin altı yüz civarında. Gripten ölenlerin sayısı bundan daha fazladır. Neden her sene grip dolayısıyla bu kadar ses çıkartılmıyor, sokağa çıkma yasakları ilan edilmiyor. Neden bundan dolayı oluyor da gripten dolayı olmuyor. Yani kasten bir abartı var. Bu işi başlatanların bir planı var. Ve her devlet bunun aslında farkında ve devletler bundan istifade ediyor. İnsanları susturmak için, evlerinden çıkmamayı öğretmek için, basın açıklaması yasak, konferans yasak, her şey yasak! İnsanları bu noktaya getirmek aslında işlerine geliyor, virüsü kullanıyorlar.

Virüs sebebiyle insanlar; baskıya alıştırılıyor, sosyal faaliyetlerden, dini faaliyetlerden, bir araya gelerek yapılan faaliyetlerden insanlar uzaklaştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanı ‘camiler açık olacak’ dedi. Camiler kapalı…

Diyanet İşleri Başkanına söylüyorum, camiler kapalı. Hocam, sen demedin mi “Camiler açık kalacak” diye ama “Camiler kapalı” Kimlik göstererek, biz sivil polisiz diyenler; camilere gidip imamları tehdit ediyorlar. Bazı imamlar korkusundan konuşmuyorlar. Bunlar sahte polis ise ortaya çıkarılsın. Eğer gerçek polis ise, sen kim oluyorsun da “Devlet, ‘Camiler Kapatılacak’ demedi. Sen nasıl kapatıyorsun?” Yani bir güç, virüsü kullanıyor. Bu güç; bütün sosyal ve dini faaliyetleri bitirmek, Ramazan kültürünü ortadan kaldırmak istiyor. Ramazan’ı mahvettiler. Ramazan’ın sönük geçmesini istiyorlar.

Hoşgeldin Ramazan ve Ayetten Kim Rahatsız Olabilir?

Bazı arkadaşlar birkaç şehirde yollara bir iki “Hoşgeldin Ramazan, altına bir ayet” yazılı branda astı diye rahatsız olup kesiyorlar. “Hoş geldin Ramazan ve ayetten kim rahatsız olabilir?” Altta da benim sözümü yazmışlar, onu bahane ediyorlar. Ben sözümün yazılmasını da istemedim.

Tamam. Elâzığ, Niğde, Diyarbakır, Osmaniye, Mardin, Manisa’daki arkadaşlarımız benim sözümü çıkarsınlar. Sadece “Hoşgeldin Ramazan ve ayet, hadis” yazsınlar. Aynı güçler müdahale edecek mi, etmeyecek mi? Bunlar Ramazan’ın sönük geçmesini isteyen derin komiteler…

Camiler de iki minare arasındaki “Hoşgeldin Ramazan” yazılı mahyalar da çalışmıyor. Halbuki bilgisayarlı, tuşa bastın mı çalışır ama çalıştırmıyorlar. Başka planlar var.

Süreç Bilerek mi Uzatılıyor?

Ne kadar doğru bilemiyorum ama “Korona’dan ölmeyen insanların koronadan öldüğü” yazılıp, ölüm raporunun o şekilde mühürlendiği olayları duyuyoruz. ‘Başka şeyden ölenlere koronadan öldü’ diyorlar. Yani sayıyı arttırarak bu süreci uzatmak ve yavaş yavaş diktatörlüğe alıştırmak için süreci uzatıyorlar.

Benim bildiğim bir olay var. 90 yaşında yaşlı bir adamı hastaneye ‘eli kırık, böbreğinde de sorun var’ diye götürdüler. O kimseyi alıp, korona servisine yatırdılar. Adamın evine ne giden var ne gelen var. Evden çıkmayan bir insan ve korona kısmına aldılar. ‘Biz bundan şüphe ediyoruz’ dediler. Adamın öleceğini düşündüler herhâlde… Ondan sonra bu yaşlı adam ölmedi. Bir hafta korona testini açıklamadılar. Testin açıklanması bir hafta sürer mi? ‘Belki ölür’ diye bekliyorlar, ölse korona diyecekler. Allah’tan ölmedi. Allah sağlık verdi, hastaneden çıktı. Bu şekilde olaylar duyuyor hatta şahit oluyoruz. Koronayla alakası olmayanları korona servisine aldıklarını görüyoruz. Ölenlerin birçoğu korona değil, belki başka bir şeyden ölüyor hatta böyle olaylar da var.

Bir adam, benim babam şundan dolayı öldü, hastaydı ama korona dediler. Korona deyince; cenazeyi mezarlığa götürdüm, mezarlık kabul etmedi. Ordan başka mezarlığa götürdüm, onlar da kabul etmedi. Mezarlığa koyacağız, başka ne yapabiliriz? Bu adam ne yapabilir?  Ordan da alıp köyüne götürmüş, ben bana anlatılanları söylüyorum. Köyün mezarlığına koymasını da muhtar kabul etmiyor, adam geri getiriyor, evinin bahçesine gömüyor. Ondan sonra silahı çekiyor ve doktorun yanına gidiyor. “Ben niye öldüğünü biliyorum, sen neden bu mührü vurdun?” Ben söyleneni söylüyorum. Diyor ki: “Bize böyle talimat verildi.” Ölene korona deyin. Şimdi eğer bu doğruysa bu adamın konuşmaları internette var. Yani neler dönüyor neler…

Neden ölü sayısı çok gösterilmeye çalışılıyor? Sanki ölü sayısı az gösterilmeye çalışılıyor gibi, insanları önce aldattılar. “Ölü sayısını az göstermeye çalışıyorlar” sözleri de bir aldatmaca… Hayır. Ölü sayısını çok göstermeye çalışan bir komite var. Bu komite bu sürecin uzun sürmesini istiyor. Bu arada demek ki yapacağını yapıyor.

Diyanet “namaz kılınabilir” diyemiyor!

Camiler açık olacaktı ama camiler kapalı. Ve Türkiye futbol Federasyonluğu karar verebiliyor, ‘maçlar olsun’ dedi mi olacak. Ama Diyanet’e o yetki verilemiyor. Diyanet “namaz kılınabilir” diyemiyor. Futbol mu önemli, namaz mı önemli? Maşallah başımızda ne kadar Müslüman insanlar var.

AVM’ler Açık, Camiler Kapalı!

AVM’ler kapandı sanıyorsunuz, kapatılmadı. ‘Sorumlu olmayalım’ diye kendileri kapattı. Devlet AVM’leri benim bildiğim kadarıyla kapatmadı, en son kendileri kapattı. Şimdi ilk önce onlar açılıyor. AVM’ler en son kapanan ama ilk önce açılan, camiler ise ilk önce kapatılan en son açılacak olan yerler. Yazıklar olsun! Bu Müslümanların pasifliği yüzünden. İnternette Twitter dan etiketler açılıyor, “camiler açılsın” diye. Herkes görüşünü söylüyor, ona bile saldıran troller var. Ey trol! Sen Müslüman mısın? Müslümansan bu saldırı neden? “Camiler açılsın” dedik, kötü bir şey demedik.

Önlemler alınsın, önlem neyse yapılsın. Bir metre mesafede mi duracağız kabul. Ama neden camiler kapalı? Neden Cuma kılınmıyor? Hedefiniz ne?  Halı temiz olmazmış. Her namazdan önce halılar temizlenebilir. İmamın başka ne işi var? Cami cemaati bile temizler. Ben çocukken çok cami temizledim. Dezenfekte edilebilir. Hayır, mesele halının temiz olmaması değil, virüsü bahane eden bir güç var.

Hükümetin içinde bu durumdan rahatsız olan Müslüman insanlar da olabilir. Bundan rahatsız ama gücü yetmiyordur. O derin güç; çok kuvvetlenmiş, dediğini yaptırıyor. “Elinde dosyalar var. Şantaj yapıyor, dosyaları ortaya koyarım, sizi rezil ederim” diyor. ‘Bu böyle olacak’ diyor. Onun dediği oluyor. Bunların içinde “Türkiye’yi biz yönetiyoruz, Ak parti değil” diyenler var. Ak parti de ‘sen kimsin de Türkiye’yi yönetiyorsun, iktidar benim’ diyemiyor. Bir şeyler var. Yani başka güçler var. Bunlara karşı mücadele gerekmez mi? Müslümanlarımız saf, virüs var, önlemler alınabilir. Halbuki düşmanlarımız saf değil, şeytan gibi her türlü planı yapıyorlar.

Müslümanların uyanması lazım! Camisine sahip çıkması lazım! Cumasına sahip çıkması lazım!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?