Peygamberimizin Ramazan Ayı

Peygamberimizin Ramazan Ayı

Peygamberimiz Orucunu Nasıl Açardı?

10 sene hizmetinde bulunan Enes bin Mâlik, vakit girince, birkaç taze hurma, yoksa kuru hurma, o da yoksa birkaç yudum su ile orucunu açtığını söyler. Yemeğe tuzla başlamak da övülmüştür. Kışın hurma, yazın su ile açtığı da nakledilir. Peygamberimiz (s.a.s.) iftar sırasında dua edilmesini isterdi ve: “Her oruçlunun iftarını açtığında reddedilmeyen bir duası vardır” derdi. Kendisi de ellerini açarak; “Allah’ım, senin için oruç tuttum. Senin verdiğin rızık ile iftarımı ettim!” diye dua ederdi.

İtikafa Girerdi

Hz. Peygamber (sav), ramazanın son on gününde Mescid-i Nebi’de itikâfa girerdi. Hatta rivayetlerde kendisi için mescitte çadır kurulduğu ve farz namazı kıldırdıktan sonra genellikle zikir, ibadet ve Kur’an okumak için bu çadıra çekildiği nakledilir.

Mukabele Ederdi

Her ramazan ayında Peygamberimiz (sav) Cebrail ile beraber Kur’an’ı mukabele ederdi. Peygamberimiz okur, Cebrail ise dinlerdi. Bazı rivayetlerde Cebrail’in okuduğu da nakledilir. Bu rivayetlerden bazen Peygamberimizin okuyup Cebrail’in dinlediği, bazen de Cebrail’in okuyup Peygamberimizin dinlediği anlaşılır.

İftar Akşam Ezanı Okununca Hemen Açardı

Peygamber Efendimiz (SAV), akşam ezanının okunmasıyla beraberinde orucunu birkaç hurma veya su yudumlayarak açardı. Efendimiz (SAV) orucunu hurma veya suyla açtıktan sonra akşam namazına geçerdi. İftarını akşam namazını kıldıktan sonra yapardı. Bunun nedeni ise Hristiyan ve Yahudilerin iftarı yıldız görünene kadar geciktirmelerdir.

İftara Misafir Davet Ederdi

Ramazan ayında misafirsiz iftar yapmaz, misafirlerine kendi elleriyle ikram eder, onları kapıya kadar uğurlardı. Peygamberimiz, iftar sofrasına başka insanların da çağırılmasına ve beraber iftar edilmesine teşvik ederdi. Şöyle derdi: “Her kim bir oruçluya iftar yemeği yedirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap verilir.” (Tirmizi, Savm, 82)

Teravih Namazı Kılardı

On bir aynın sultanı ramazan ayına özel olarak kılınan teravih namazı, Peygamber Efendimiz (SAV) bu özel ayın özel namazının sevabından faydalanabilmek için mümin kimseleri teravih namazı kılmaya teşvik etmiştir. Teravih namazıyla ilgili olarak Efendimiz (SAV), “Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece namazını (teravihi) sünnet kıldım” )İbn Mace, İkametü’s, Sala, 173: İbn Hanbel, I, 191 vd.)

Sadaka Verirdi

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’e “Hangi sadaka daha faziletlidir?” diye sorulmuş. Efendimiz (SAV) “Ramazan ayında verilen sadaka” buyurmuş. Hz. Muhammed (SAV)’in vahiy katiplerinden olan Zeyd bin Sabit (r.a) ramazan ayında verilen sadakanın ecri içi: ” Ey Zeyd! Verecek hiçbir şeyin yoksa, bir parça ip ile dahi olsa halkla birlikte fıtır sadakası ver!” (Taberani,5,123) buyurmuştur.

Hasta ve Yaşlılara Ziyarette Bulunurdu

Sık sık hasta ve yaşlıları ziyaret eden Peygamber Efendimiz, Ramazan ayında bu ziyaretlerini sıklaştırırdı. Halk arasında hiçbir fark gözetmeksizin büyüğünden küçüğüne herkesle iç içe olur, yoksul aileleri ziyaret eder, dertlerine çözüm bulurdu. Sadece kendisi değil çevresindeki herkesi de bu yola sevk ederdi. Ramazan ayında Peygamber Efendimiz için o tam bir  bayram gibiydi. Hatta Efendimiz bir seferinde Ramazan ayı ile ilgi “Eğer ümmetim Ramazan ayında tecelli eden fazilet ve mükafatları gerçekten bilmiş olsalardı, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi“(Heysemi, Mecma’uz-Zevaid, c.3, 141) diye buyurmuştur.

Bayram Namazı

Peygamber Efendimiz bayram gecelerini ibadetle geçirir: “Kim bayram geceleri kalkıp karşılığını Allah’tan bekleyerek namaz kılar, geceyi ihyâ ederse, kalplerin öldüğü o günde kalbi ölmez.” buyururdu. (İbn-i Mâce, Sıyâm, 68)

Peygamber Efendimiz, bayram namazına gitmeden önce yıkanır, güzel koku sürünür, en güzel elbiselerini giyer, birkaç hurma yer ve Ramazan bayram namazına giderdi. Namaz sonrasında, birçok kişiyle bayramlaşmak için bayram namazına gidiş ve dönüşte farklı yolları kullanırdı.

Bayram namazlarına kızları ve eşleri ile birlikte giderdi ve sahabe eşlerini de muhakkak teşvik ederdi. Hatta hayız gören kadınlar dahî bayram namazına gelir, namaz kılmaz, ama hayırda ve duâlarda hazır bulunurlardı.

Sahur Yapardı

Sahura kalkmayı ihmal etmezdi, ve sahur ile ilgili “Mutlaka sahura kalkın, çünkü sahurda bereket vardır”(Buharî, Savm, 20) buyurmaktadır. Bir Ramazan gününü mutlaka sahur yaparak başlatırdı. Sahur yapmanın faziletine ve bereketine dair Hz. Peygamber bir hadisinde “Bizim orucumuzla Ehl-i Kitap’ın orucu arasındaki fark, sahur yemeğidir” buyurarak sahuru, Müslümanlar için ayırt edici bir özellik olarak vurguluyor. Hz. Peygamber’in sahur yemeğinde zaman zaman misafir bulundurduğunu da çeşitli hadislerden öğreniyoruz. Hz. Peygamber’in sahurla ilgili önemli bir uygulaması da sahur yemeğini geciktirmesi ve bunu tavsiye etmesidir.

Kadir Gecesini İbadetle Geçirirdi

Peygamberimizin Kadir Gecesi hakkında bazı tavsiye ve uyarıları olmuştur. Ebû Hüreyre, Peygamberimizin şöyle buyurduğunu nakleder: ”Kim, Kadir Gecesi inanarak ve sevabını Allah’tan umarak kalkar ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”

Son Ramazan’ı

Hicretin 10. yılında Peygamberimiz Ramazan ayında Medine’deydi. Peygamber efendimiz son ramazan ayında, 20 gün itikâfa girdi ve Cebrail ile iki defa Kur’an’ı mukabele etti. Her sene Peygamberimiz o güne kadar inen sureleri ve ayetleri Cebrail ile mukabe ederdi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?